YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12887
KARAR NO : 2012/2172
KARAR TARİHİ : 27.02.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu … Maden Paz.Tic.A.Ş. aleyhine ….İcra Müdürlüğünün 2005/8505 sayılı dosyasından yürütülen takipte, borçlu ile ilgisi bulunmayan ve müvekkiline ait maden sahalarının ruhsatı üzerine haciz konulduğunu, kıymet takdir raporunun tebliği ile durumdan haberdar olduklarını ileri sürerek, maden sahaları ve ruhsatları üzerine konulan haciz işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın süre yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacı 3.kişinin 29.11.2010 tarihinde hacizden haberdar olduğu, İİK.nun 97/9.maddesi gereğince, haczin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı gerekçesiyle, davanın süre yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı (3.kişi) vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece dava hak düşürücü süre nedeniyle (ön şart yokluğu) red edildiğinden, bu durumda AAÜT.nin 7/2.maddesi gereğince, davalı taraf yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve 6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının vekalet ücreti ile ilgili olan (5) nolu bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “AAÜT.nin 7/2.maddesi uyarınca, 360,00 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” tümcesinin yazılmasına ve hükmün davacı yararına bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 27.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.