YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12910
KARAR NO : 2012/2303
KARAR TARİHİ : 28.02.2012
Davacı alacaklı … ile davalı 3.kişi … borçlular … Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. aralarındaki dava hakkında ….İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 16.9.2010 gün ve 2010/11391 2011/5955 sayılı hükmün Dairenin 9.6.2011 gün ve 2010/11391 2011/5955 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalı 3.kişi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı alacaklı vekili, ….İcra Müdürlüğünün 2010/1345 Esas sayılı dosyasından, 16.02.2010 tarihinde yapılan haciz sırasında 3.kişi lehine istihkak iddiasında bulunulduğundan, İİK’nun 99.maddesine dayalı olarak istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemenin, davanın reddine ilişkin kararı dairemizin 09.06.2011 tarih 2010/11391 Esas ve 2011/5955 Karar sayılı ilamı İİK’nun 97.maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğu ve karine aksinin davalı 3.kişi tarafından ispatlanmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş davalı 3.kişi vekili tarafından anılan bozma kararının hatalı olduğundan bahisle karar düzeltim isteminde bulunmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
İİK’nun 261.maddesinde ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazının istenmesi gerektiği belirtilmiştir. Aksi halde İhtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
Somut olayda, davalı alacaklı tarafından 05.02.2010 tarihinde ihtiyati haciz kararı alınmış ve 10 gün geçtikten sonra 11.gün 16.02.2010 tarihinde infaz edilmiştir.Ödeme emri ise 16.02.2010 tarihinde tebliğ edilerek hacziden sonra takip kesinleşmiştir.
Bu durumda, alacaklı İİK’nun 261/1 maddesindeki işlemleri yasal süresi içerisinde yapmadığından ihtiyati haciz kararı hükümsüz kalmıştır. Dava koşulu olan geçerli bir
haciz olmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken, farklı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı ise de sonuç itibari ile karar doğru olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi vekilinin karar düzeltim talebinin kabulü ile dairemizin maddi yanılgıya dayalı 09.06.2011 tarihli bozma kararının kaldırılarak sonuç itibari ile doğru olan 16.09.2010 tarihli hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 4,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı alacaklıdan alınmasına, tashihi karar peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı 3.kişiye geri verilmesine 28.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.