YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12964
KARAR NO : 2012/11113
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :…,…,…
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 16.10.2012 Salı günü davacı ve davalılar … ve … tarafından gelen olmadı. Davalı … vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı davalı …’a, onun da diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep ederek ayrı ayrı açtığı davalar birleştirilmiştir.
Davalılar … ve … davanın reddini savunmuş, diğer davalı beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece yapılan tasarrufun muvazaalı olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar … vekili, … vekili ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı …’ın eniştesi olan borçlu davalı
../…
– 2 –
2011/12964
2012/11113
…’in alacaklılardan mal kaçırma amacını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalılar … vekili ile …’nin temyiz itirazlarının reddine
2)Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar İİK 282. maddesi hükmü uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçıları aleyhine açılır. Kural bu olmakla birlikte yine anılan hükme göre davada kötü niyet sahibi üçüncü kişiler de davalı olarak gösterilebilir. Somut olayda davalılardan … doğrudan borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişi değil,tasarrufun iptali istenen taşınmazı üçüncü kişi davalı …’den 07.07.2009 tarihinde satın alan dördüncü kişidir. Bu davalı hakkındaki davanın kabul edilebilmesi, dolayısıyla onun yaptığı tasarrufun iptali, ancak kötü niyetli olduğunun kanıtlanması durumunda mümkündür. Davalı … …’ın kötü niyetli olduğuna ilişkin davacı alacaklı tarafından kanıtlanamadığı, taşımazı üzerindeki hacizlerle birlikte satın alması tek başına kötü niyetli olduğunun kanıtı olamayacağından davalı … hakkındaki davanın reddi gerekir. Bu durumda İİY’nın 283. maddesine göre davanın bedele dönüştüğü dikkate alınarak mahkemece davalı üçüncü kişi …’nin taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri nisbetinde (takip konusu alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere) tazminat ödemesine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece davalılardan …’ın kötü niyeti kanıtlanmışcasına ve İİK.nun 283/2. maddesi hükmü göz ardı edilerek davanın yazılı olduğu üzere kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Davalı … vekili ile davalı …’nin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …’a verilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 997.29 TL kalan harcın
../…
– 3 –
2011/12964
2012/11113
temyiz eden davalı … ve …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…