YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13005
KARAR NO : 2012/1017
KARAR TARİHİ : 02.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkili tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan araç ve takerin tamir için davalıya teslim edildiğini, tanker kapakları, hortum ve cif topuzlarının çalındığını, sigorta ettirene 2.628,00 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek ödenen tazminatın rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı … Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine, 262,80 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1301. maddesi uyarınca sigortalısına ödeme yapan sigorta şirketi, sigorta ettiren yerine geçerek zarar sorumlularından ödediği tazminatı rücuan talep edebilir. Dosya içeriğinden sigorta ettiren ile davalı Mustafa … arasında sigortalı aracın süt tankeri çıkarılarak yerine ahşap kasa yaptırılması konusunda anlaştıkları, davalıya ait işyerinin dışında bırakılan tankere ait parçaların çalındığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme B.K’nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, B.K’nun 368.
maddesi uyarınca yapılan şeyin zarara uğraması halinde iş sahibi onu teslimden temerrüt etmiş bulunmadıkça meydana gelen zarardan sorumludur. Hırsızlık olayından sonra alınan ilk ifadelerde hem davalı hem de sigortalı aracı teslim eden kişi, yaklaşık bir hafta önce aracın tamir için teslim edildiğini beyan etmişlerdir. Bu beyanlar karşısında davalının aracı teslim aldığı, araç üzerinden çıkarılan tankerin işyeri dışında açık alana bırakıldığı ve buradan parçalarının çalındığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalının yanında çalışan tanıklar tankerin teslim alınması için sigorta ettirenin uyarıldığını beyan etmişlerse de, bu beyanlar ilk ifadeler karşısında, iş sahibinin teslimden temerrüdünü kanıtlamaya yeterli güçte görülmemiştir. O halde mahkemece, çalınan parçaların değer tespiti konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sigortalının kusurlu olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Dava dilekçesinde davalı olarak … Oto Karoser, … gösterilmiştir. … Oto Karasör Ltd. Şti. aleyhine açılmış herhangi bir dava olmadığı halde davalı gibi red kararı verilmesi ve davacı aleyhine bu nedenle vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.