Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/13148 E. 2012/2088 K. 23.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13148
KARAR NO : 2012/2088
KARAR TARİHİ : 23.02.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi, ….İcra Müdürlüğü’nün 2010/621 sayılı takip dosyasından 20.8.2010 tarihinde haczedilen menkullerin kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulünü dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun huzurunda yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Borçlu malların kendisine ait olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; haciz mahallinin gerek takip borçlusu gerekse davacının işyerinin ortak olarak kullanabileceği boş arazi olduğu, hayatın olağan akışı gereği boş araziye itiraz ve şikayet olmadığı takdirde bir kısım menkullerin istiflenebileceği, haciz sırasında borçlu tarafından dava konusu boruların arkadaşı tarafından kendisine satılmak üzere verildiğinin beyan edildiği ve yine tanık beyanlarından haciz adresinin çitle çevrilerek davacıya kiralanacağının beyan edildiği, mahcuzların borçluya ait olduğuna dair kanaat oluşmadığı gibi davacının haczedilen menkullerle ilgili işle iştigal ettiği ve mahcuzların davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, mahcuzların davacıya aidiyetine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz davacı ve borçlunun huzurunda borçlunun evinin önünde kamuya açık alanda yapılmış, borçlu dava konusu boruların kendisine arkadaşı tarafından verildiğini, satarak parasını arkadaşına ödeyeceğini beyan etmiştir. Bu durumda İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olup karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gereklidir. Davacı 3.kişi tarafından karine aksinin ispatı bakımından sunulan faturalar “İzci Ticaret Nedim İzci” adına haciz adresi dışında bir adrese düzenlenmiş olup 17.7.2010 ve 19.6.2010 tarihli faturalar dışındaki 5.10.2010-27.9.2010-28.9.2010-15.10.2010 tarihli dört adet faturanın da haciz tarihinden sonra düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı borçlunun hangi adreste, hangi tarihten beri ne iş yaptığı Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğünden araştırılmalı, faturalarda ismi geçen “İzci Ticaret” ile davacı arasındaki bağ tesbit edilmeli, davacının faaliyet alanı, adresi, işe başlama tarihleri belirlenmeli, haciz tarihinden önce düzenlenen iki fatura yönünden faturayı düzenleyen şirketlerden 17.7.2010 ve 19.6.2010 tarihli fatura dip koçanları istenmeli, gerektiğinde faturayı düzenleyen şirket yetkilileri tanık olarak dinlenmeli, faturaların geçerli olduğu tesbit edildiği takdirde faturayı düzenleyen şirket kayıtları ile davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, mahallinde yapılacak keşif sonucu düzenlenecek bilirkişi raporu ile de dava konusu mahcuzların faturalardaki mahcuzlara uygunluğu denetlenerek tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 23.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.