YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13200
KARAR NO : 2012/5533
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davaların davacısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını ve müvekkilinin yaralandığını, davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.185,40 TL hasar bedeli, 92.040 TL çekici ücreti ve 90 TL tedavi gideri toplamı 1.367 TL’nın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; yine mahkemenin eldeki dosya üzerinde birleştirilen 2010/194-278 sayılı dosyasında davalı … … hakkında açtığı davada müvekkilinin kazada yaralanması ve kolunda kırık olması nedeniyle büyük üzüntü, ızdırap acı çektiğini, tedavinin halen devam ettiğini belirterek 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı … … vekili müvekkilinin kusurlu olmadığını, davacı tarafın kırmızı ışık ihlali yaptığını ve kusurlu olduğunu, hasar miktarının fahiş bulunduğunu, müvekkiline ait araçta da büyük hasar meydana geldiğini, birleşen dosyada açılan manevi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını ve miktarının fazla olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta AŞ vekili sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile 1.000 TL hasar bedeli, 92 TL araç çekme ücreti ve 90 TL tedavi gideri olmak
üzere toplam 1.182 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline, birleşen dosyada açılan manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davaların davacısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 1.1.2011 tarihinden itibaren 1.540 TL’sına çıkarılmıştır. Davacı tarafın asıl davada talebinin kabul edilmeyen (reddedilen) kısmı 185 TL olup, temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
2-Davacı vekilinin eldeki dosya üzerinde birleştirilen mahkemenin 2010/194-278 sayılı dava dosyasında açtığı manevi tazminatın davasına ilişkin temyiz itirazına gelince;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 102.maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresinin birleşen davanın açıldığı tarihten önce dolmuş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin birleşen dosyaya ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 3.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.