Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1502 E. 2011/13240 K. 29.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1502
KARAR NO : 2011/13240
KARAR TARİHİ : 29.12.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı … aleyhine yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalıya sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece alacağın dayanağı bonoların zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için borçlu aleyhine yapılan icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılması ve borçlu hakkında düzenlenmiş geçici (İİK.nun 105. maddesi) ve kat’i (İİK.nun 143. maddesi) aciz belgesinin ibrazı gerekir. Somut olayda davacı tarafın sıfatı nedeniyle aciz belgesi ibrazı zorunlu olmayıp, tasarruf ise borcun doğumundan sonra yapılmıştır. Mahkemece alacaklı davacının icra takibinin
dayanağı olan bonoların İİK.nun 71. maddesine göre zamanaşımına uğradığını, davacının alacağının fon alacağı olmadığını bu nedenle 20 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmadığını kabul ederek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak borçlu davalı … aleyhine … Bank A.Ş. tarafından icra takibi başlatıldığı, bu bankanın …’ye devri sonucu alacağın fon alacağına dönüştüğü, bu hususun … 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/491-508 sayılı kararında da vurgulandığı, alacağın 24.02.2006 tarihinde davacı … Varlık Yönetim A.Ş.’ye temlik edildiği, böylece alacağın fon alacağı olması nedeniyle 20 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu bu süreninde dolmadığı anlaşılmaktadır. Yine davacı tarafından yapılan icra takibinin dayanağı bonoların zamanaşımına uğradığının tasarrufun iptali davasında irdelenme imkanı olmadığı gibi borçlu davalı tarafından İİK.nun 33, 33a ve 71. maddeleri uyarınca bu konuda açılmış ayrı bir dava da bulunmadığından bonoların zamanaşımına uğradığından da söz edilemez. Bu durumda mahkemece işin esasına girmek suretiyle tarafların delillerinin toplanması, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.