YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/165
KARAR NO : 2011/10471
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait yabancı plakalı araca, davalıların maliki ve trafik sigortacısı oldukları askeri aracın tam kusurlu çarpması sonucu hasarlandığını belirterek, 5.780.00 Euro’nun aynen, olmadığı takdirde ödeme günündeki TL karşılığının, yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Jandarma Genel Komutanlığı vekili, kusur oranını ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, davacının imzaladığı ibraname ile müvekkilini ibra ettiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Oyak Sigorta A.Ş. vekili, kusur oranı ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının, trafik kazasından sonra düzenlenen “ibraname” ile davalı idareyi ibra ettiği, davalı … şirketinin sorumluluğunun da idarenin sorumluluğuna bağlı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK.’nun 111. maddesinde, “Bu kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup da, yetersiz veya fâhiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.“ hükmü yer almaktadır. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren iki yıl içinde ibra hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklamasıda yeterlidir. Ayrıca ibranamede miktar belirtilmediğine göre, fiilen yapılan ödeme saptanarak gerçek zararda belirlendikten sonra KTK.nun 111. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekir.
Somut olayda, kaza 19.07.2006 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 11.05.2007 tarihinde açılmıştır. Mahkemece, davacı tarafından imzalanan “İbraname” başlıklı, “19.07.2006 tarihinde askeri araç ile aramızda meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğmuş ve doğması muhtemel her türlü maddi ve manevi zarardan idareyi sorumlu tutmayacağımı, mevcut ve muhtemel zararları bizzat üstlendiğimi ve idareyi bunlardan peşinen ibra ettiğimi beyan ederim.” yazılı, tarihsiz ve miktar belirtilmeyen belgeye itibar edilmiştir.
Bu durumda mahkemece, söz konusu ibranamede miktar yazılmadığından geçerli olup olmadığı, miktarın belirlenmesi halinde ibranamenin düzenlenme tarihindeki miktarın yeterli olup olmadığı, 2918 sayılı yasanın 111. maddeside gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.