Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1734 E. 2011/7372 K. 12.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1734
KARAR NO : 2011/7372
KARAR TARİHİ : 12.07.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı 3.kişi, Ankara 9.İcra Müdürlüğü’nün 2010/4629 Takip, Bartın İcra Müdürlüğünün 2010/450 talimat sayılı dosyasından 02.04.2010 tarihinde haczedilen altınlar ile 50 ABD Dolarının kendisine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabülü ile haczin kaldırılmasını, %15 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin yapıldığı işyerinin borçluya ait olup muvazaalı olarak davacı eşi adına açıldığını, haczin tebligat adresinde ve borçlunun huzurunda yapıldığını, haciz sırasında borçluya ait belgeler bulunduğunu belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu haciz sırasında borçlu ve davacı 3. kişinin haciz adresinde birlikte bulunduğu ve hacze konu mahcuzları birlikte ellerinde bulundurdukları, haciz adresinde borçluya ait çeşitli belgelerin, üzerinde ….,- … Kuyumculuk yazan çantanın olduğu borçlu adına çeşitli faturaların bulunduğu, dükkanın camında borçlunun adının yazılı olduğu, ….,Kuyumculuk …yazılı kartvizit bulunduğu, komşu esnafın kuyumculuk faaliyetini borçlunun yürüttüğünü belittiği, Bartın Kuyumcular Derneği üyelerine ait telefon listesinde davacının değil borçlunun adının yer aldığı dolayısıyla mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup karine aksinin davacı tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerektiği, davacı tarafından delil olarak sunulan kereste, yazarkasa, kol saati, bilezik işçiliği faturaları, vergi levhası, ödeme kaydedici cihaz levhası, KDV beyannamesi, gelir makbuzu, kira kontratı gibi belgeler sunulmuş ise de mahcuzlara ilişkin herhangi bir fatura ve belge sunulmadığı, davacı tanıklarının haciz yapılan işyerinin davacıya, davalı tanıklarının ise borçluya ait olduğuna yönelik açıklamalarda bulunduğu, davacı ile borçlunun karı koca olması ve davacı tarafından mülkiyet karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin devamına, mahcuzların değerinin %40’ı olan 99,023 TL tazminatın İİK 97/13. madde gereğince davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Somut olayda dava konusu 2.4.2010 tarihli haciz borçlunun senet ve tebligat adresi dışında davacı 3.kişi….,’nın 1.10.2002 tarihinden beri kuyumcu olarak çalıştırdığı dükkanda yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi davacı 3.kişi yararına olup aksinin davalı alacaklı tarafından ispatlanması gereklidir. Davalı alacaklı haciz adresinde davacı 3.kişi ve eşi borçlunun birlikte çalıştığını belirterek dükkanın fotağraflarını, telefon kayıtlarını, kuyumcular odası telefon listesini, borçlunun kartvizitini ve tanıkları delil olarak bildirmiştir. Davacı 3.kişinin haciz adresinde takip konusu borçtan yedi yıl önce 1.10.2002 tarihli yoklama fişinden anlaşıldığı üzere kuyumcu olarak faaliyete başladığı, 16.1.2003 yılından beri Bartın Kuyumcular odasına kayıtlı üye olduğu, borçlu adına kayıtlı telefonun dükkanın açıldığı tarihten itibaren haciz adresinde davacı tarafından kullanıldığı, davacının 29.11.2002 tarihinden itibaren haciz adresinde adına kayıtlı ödeme kaydedici cihaz kullandığı, haciz adresine ilişkin KDV beyannamelerinin davacı tarafından yatırıldığı, 1.10.2002 tarihli kira sözleşmesinin davacı adına olup kira bedellerinin davacı tarafından yatırıldığı, 9.4.2003 tarihli
Sicil gazetesinden davacının haciz adresinde faaliyete başladığının ilan edildiği, kuyumculukta kullanılan 14.5.2004 ve 21.12.2005 tarihli hassas ölçü belgelerinin davacı adına düzenlendiği, davacının haciz adresinde yapılan hırsızlık ve dolandırıcılık suçları nedeniyle 23.3.2006 ve 24.6.2004 tarihlerinde Savcılığa müraacatta bulunduğu, davacının dava konusu dükkanı açmadan önce adına kayıtlı iki taşınmazını sattığı, altın satışına ilişkin gider pusulaları ve faturaların davacı adına olduğu, borçlunun ise gerek tanık beyanları gerekse resmi kayıtlar ve 2.4.2010 tarihli haciz tutanağından anlaşıldığı üzere …, Han … Kat No Bartın adresinde 31.12.1984 tarihinden beri Oto Güçlü ticaret ünvanı ile sigorta acentalığı, trafik iş takipçiliği yaptığı, davalı alacaklının 1.12.2006 tarihli Kuyumcular Derneği aidatını davacı … adına keserek makbuzu dernek 2.başkanı olarak imzaladığı, yine davalı alacaklı tarafından davacı 3.kişi …,adına kesilen 22.8.2007 tarihli 1000,00 gr 22 ayar muhtelif tel bilezik işçiliği 472,00 TL ve 8.11.2008 tarihli 496,15 gr 22 ayar muhtelif tel bilezik işçiliği 292,72 TL’lik faturalardan davalı alacaklının davacı 3.kişi…yı kuyumcu olarak kabul ettiği ve haciz adresinin davacıya ait işyeri olduğunu bildiği, davacı tanıkları ile davacı ve davalı alacaklı tanığı …’ın haciz adresinin davacı 3.kişiye ait olup borçlunun bu işyerinde ortaklığı bulunmadığını beyan ettikleri, borçlunun davacı 3.kişinin eşi olması dışında haciz adresiyle bir ortaklığının olmadığının anlaşıldığı, mahcuzların davacı 3.kişi tarafından alındığı, davacının kuyumculuk işini eniştesi tanık …’den öğrendiği, davalı alacaklının tanıklarının beyanlarının soyut nitelikte olup bu beyanların davacı tanıkları ile ortak tanık …,’ın beyanları ve resmi belgelerle çeliştiği anlaşılmış olmakla davacı 3.kişi yararına olan mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığından davacı 3.kişinin davasının kabülü ile dava konusu mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de mahkemece 2.6.2010 tarihli duruşmada dava konusu mahcuzların satışının tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ise de, İİK 96/3 maddesi uyarınca alacaklının
muhtemel zarar karşılığı anılan yasanın 36.maddesinde gösterilen teminat alınmamıştır. Bu nedenle davacı 3.kişinin %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İİK 97/13.maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmadığından davalı lehine %40 tazminata hükmedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 12.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.