YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1789
KARAR NO : 2012/2421
KARAR TARİHİ : 29.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davası sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün davalı Ergün vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı …’ün sürücüsü, …’in işleteni olduğu, müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı araç nedeniyle meydana gelen kazada ölen Mustafa’nın mirasçılarına ödenen 17.876 TL.nin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama esnasında davalı … için açtığı davayı atiye bıraktığını beyan etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 12.962,97 TL.nin ödeme gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı …’den tahsiline, davalı … hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4-d maddesinde, kazanın sürücünün alkollü içki almış olması nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneğini kaybet-
miş bulunmasından dolayı meydana gelmesi halinde, sigortacının ödediği tazminatı sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Sürücünün alkollü olması rücu koşullarının oluşması için tek başına yeterli değildir, kazanın, münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisinden kaynaklanması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 37,5 oranında kusurlu olduğu, ölen Musatafa’nın da % 62,5 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda kazanın meydana gelmesinde salt alkolün etkisinden söz edilemez.
O halde mahkemece, açılan davanın raddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.