YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1866
KARAR NO : 2011/4001
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, Sivas 1.İcra Müdürlüğünün 2009/1140 Esas sayılı takip dosyasında, 20.2.2009 tarihinde haczedilen … plakalı aracın müvekkili tarafından 8.1.2009 tarihli noter satış senedi ile borçludan satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili davanın süresinde açılmadığını, davacı ile borçlu arasındaki satışın muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ile borçlu şirketler arasında ayniyet bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile araç üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece, yazılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Mahcuz aracın satış tarihinde davacı 3.kişi şirketin ortağı ve yetkilisi olan …’ın aynı zamanda borçlu şirketin de ortağı olduğu, borçlu… Turizm Ltd. Şti’nin ortağı ve yetkilisi olan diğer takip borçlusu …’ın da kardeşinin karısı yani yengesi olduğu dosya arasındaki bilgi belgelerden anlaşılmaktadır.
Davalı alacaklı 24.5.2006 tarihli kredi sözleşmesine dayanmaktadır. İcra takibi üzerine borçlu şirket, 8.l.2009 tarihinde noter satış sözleşmesi ile dava konusu aracı davacı 3.kişi şirkete düşük bir bedel karşılığı satıp devretmiştir.
İİK.nun 86/son maddesinde, iyiniyet kaidelerine aykırı olarak mahcuz menkul mal üzerinde üçüncü şahısların iktisap ettiği hakların alacaklının hacizle o mala taalluk eden haklarını ihlal ettiği ölçüde batıl olacağı hükme bağlanmış olup Dairemizde daha önce incelemesi yapılan, mahkemenin 2009/312-551 ve 2009/313-552 sayılı dosyasında da borçlunun başka bir aracını da aynı şirkete sattığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İİK.nun 86/son maddesi uyarınca davacı 3.kişi korunacak iyi niyetinden söz edilemez. Satışın alacaklıdan mal kaçırma amacına yönelik ve geçersiz bir satış olduğu gözetilmeden davanın reddi yerine yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.