Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/1870 E. 2011/8978 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1870
KARAR NO : 2011/8978
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.10.2011 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendisine ait olan taşınmaz payını diğer davalıya sattığını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece taşınmazın gerçek değerinin altında satılması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın değerinin çok altında bir bedelle satılması nedeniyle yapılan tasarrufun iptaline karar verilmiştir. İİK.nun 278/III-2 maddesinde yazılı olan ivazlar arasındaki fahiş farktan bahsedebilmek için tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazın bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değeri arasında bir mislini aşan farkın bulunması gerekir. Taşınmaz üzerinde ipotek olması halinde bu ipoteklerinde eklenmesi gerekmektedir. Somut olayda dava konusu taşınmazın üzerinde iki ayrı ipotek mevcut olduğundan bu ipoteklerinde eklenmesi halinde bilirkişiler tarafından
belirlenen gerçek değer ile satış bedeli arasında bir misli fark bulunmamaktadır. Ancak üçüncü kişi konumundaki davalı …’in gerek cevap dilekçesinden gerekse tüm dosya içeriğinden borçlu davalı …’nın mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece İİK.nun 280/1-2 maddeleri uyarınca davanın kabulü ile yapılan tasarrufun iptaline karar vermesi gerekirken yanlış gerekçe ile davanın kabulüne karar vermesi doğru değil ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davalı … vekili ile davalı …’ın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve aşağıda dökümü yazılı 3.890,59 TL kalan harcın temyiz eden davalılardan alınmasına 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.