YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1923
KARAR NO : 2011/3061
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi temsilcisi, Antalya 3.İcra Müdürlüğünün 2009/7659 Esas, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1421 Talimat sayılı dosyasından, 9.4.2009 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkili şirkete ait olduğunu, dava konusu bilgisayar, yazıcı ve scaneerların mimarlık ve tasarım şirketi olan davacının mesleğiyle ilgili olması nedeniyle haczi kabil olmadığını belirterek haczedilmezlik şikayetinin kabulüyle haczin kaldırılmasına, aksi halde istihkak iddiasının kabulüyle %40 tazminatın alacaklıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, İİK 82. maddedeki haczedilmezlik şikayetinin borçluya tanınan bir hak olduğunu, Antalya Mahkemelerinin yetkili bulunduğunu, haciz sırasında borçluya ait evraklar bulunduğunu, davacı şirket yetkilisinin borçlunun eski çalışanı olup borçlunun faaliyetlerine davacı şirket adı altında devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, dava konusu malların davacıya ait olup aralarında organik bağ bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; borçlu şirket ile davacı şirketin faaliyet adreslerinin ve ortaklarının farklı olduğu, aralarında organik bağ bulunmadığı, bilirkişi raporunun davacının iddiasını doğrular nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Somut olayda davacı şirket ile davalı borçlu şirketlerin faaliyet adreslerinin ve ortaklarının farklı olduğu aralarında organik bağ bulunmadığı belirtilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava konusu haciz mahallinde borçlu şirkete ait evraklar bulunmuş bulunma sebebi davacı tarafından açıklanamamıştır. 20.07.2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesindeki ilandan davalı borçlu şirketin ortaklarının…in 27.11.2007 – 5.2.2009 tarihleri arasında borçlu şirketin müdürlüğünü yaptığı anlaşılmaktadır. 16.4.2008 tarihli Ticaret Sicil gazetesindeki kayıtlardan davacı 3.kişi şirket ortaklarının …’in hisselerini devirden sonra… olduğu, 6.6.2008 tarihi itibarıyla ortakların … 15.9.2008 tarihinde .. olduğu, 24.9.2008 tarihi itibarıyla…’in müdür olarak atandığı, 7.1.2009 tarihi itibarıyla da ortaklarının … olduğu 23.3.2009 tarihli ilandan unvan değişikliği ile…ve Tasarım Ltd.Şti.adını aldığı anlaşılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından davacı şirket ortağı…’in 2005 yılı 6.aydan 2008 yılı 9 aya kadar borçlu şirketin sigortalı elemanı 2009 yılı 12.aydan 2010 yılı 11.aya kadar da davacı şirkette sigortalı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı borçlu şirketin ortakları ile davacı şirket ortakları arasındaki organik bağ ve borcun doğumundan sonra yapılan muvazaalı hisse devirleri ile borçlunun çalışanlarına kurdurduğu davacı şirket adı altında ticari faaliyetlerine devam ettiği ve muvazzalı işlemlerin alacaklının haklarını ihlal etmiyeceği gerekçesiyle
3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerekirken her zaman isteyen kişi adına düzenlenmesi mümkün olan faturalara dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alınması ve davanın kabülü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 5.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.