Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/207 E. 2011/8167 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/207
KARAR NO : 2011/8167
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, bina maliki davacı … olan ve davacı …’nın işlettiği büfeye, davalıların malik, sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu zarar meydana geldiğini belirterek, 7.000.00 TL bina hasar bedeli, 8.000.00 TL büfedeki telef olan malzeme bedeli ve 5.000.00 TL beş aylık kazanç kaybı olmak üzere toplam 20.000.00 TL’nın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … A.Ş. vekili, tazminat miktarını kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, … olduğu için uyuduğunu ve kazanın meydana geldiğini bildirmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, kusur oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile, 20.000.00 TL’nın, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limitinden ve
dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.’nun 381., 388. ve 389. maddelerinde, hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Aynı Yasa’nın 388. maddesinde; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Somut olayda, mahkemece, bina maliki ve büfe işleteni olan davacıların her biri için ne miktar tazminata hükmedildiği açıkça belirtilmediğinden, kurulan hüküm infazda tereddüt yaratacak niteliktedir.
O halde mahkemece, her bir davacı yönünden kabul ve reddedilen miktarlar belirtilmek ve infazda tereddüde yer verilmemek üzere hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Bozma nedeni ve şekline göre davalı … AŞ vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … A.Ş’ye geri verilmesine 26.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.