Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2199 E. 2012/2742 K. 07.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2199
KARAR NO : 2012/2742
KARAR TARİHİ : 07.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin murisinin davalının trafik sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusurlu hareketi sonucu gerçekleşen kazada hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının ihtarnamenin tebliğ tarihinin 8 iş günü sonrası olan 11.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.01.2010 tarihli dilekçesiyle tazminat talebini 29.834,15 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 29.834,15 TL’nin 11.09.2008 tarihinden itibaren avans oranları üzerinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı …, kazaya neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup sigortalının sorumlu olduğu faiz türüyle sorumludur. Kazaya neden olan araç, hususi araç olup ticari niteliği olmadığı gibi zarar ticari faaliyet esnasında da meydana gelmemiştir. Bu nedenle mahkemece, yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmiş olması doğru olmayıp bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “avans oranları üzerinden işleyecek” ibarelerinin hükümden çıkarılarak yerine “yasal” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 7.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.