YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2370
KARAR NO : 2011/2923
KARAR TARİHİ : 31.03.2011
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Diyarbakır 6.İcra Müdürlüğü’nün 2007/9167 Esas sayılı dosyasında yapılan 05.11.2007 günlü hacze konu saç kesme makinesinin, davacı tarafından tasarrufu teşvik belgesi kapsamında fatura ile satın alındığını, bu durumun ticari kayıtlarda göründüğünü, borçlunun haciz mahallindeki faaliyetine yıllar önce son verdiğini, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açılmadığını, dava dilekçesinde sadece alacaklı Gürsel’in davalı olarak gösterildiğini, diğer alacaklılar hakkında dava açılmadığını, bu durumun da dava açılmayan alacaklılar hakkındaki istihkak iddiasından vazgeçildiği anlamına geldiğini, borçlu ve üçüncü kişi şirket arasında aynı adreste faaliyet göstermeleri ve ortakları itibarı ile organik bağ bulunduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “takibin devamı kararının 21.08.2008’de tebliğ edildiği, davanın süresinde açıldığı, takip alacaklıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davanın tüm alacaklılara karşı açıldığının kabulü gerektiği, üçüncü kişi ve borçlu şirketin ticaret sicilde kayıtlı adreslerinin aynı yer olmasının ve …’in iki şirkette de ortak olmasının tek başına muvazaa iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığı, dava konusu mahcuzun üçüncü kişi tarafından tasarrufu teşvik belgesi uyarınca fatura karşılığı satın alındığı, ticari kayıtlarda bu durumun göründüğü ve haczin de üçüncü kişinin iş yerinde yapıldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde takip dosya numarası doğru bildirildiğinden, davanın alacaklıların tamamı aleyhine açıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
1. Davanın, takibin devamı kararının üçüncü kişi vekiline tebliğ edildiği 21.08.2008’den sonra 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşıldığından, davalı (alacaklılar) vekilinin davanın süresinde açılmadığı yönündeki temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haczin yapıldığı yer davacı ve borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresidir ve haciz, iki şirkette de yetkili ortak olan Mahmut Haluk Cengiz’in huzurunda yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır.
Karinenin aksini ispat yükü altında olan üçüncü kişi, uzun yıllar önce borçlunun haciz mahallinden ayrıldığını belirtirken bunu kanıtlamaya yönelik hiçbir delili dosyaya sunamamıştır. Mahcuza ilişkin fatura ise olay tarihi ile takibe dayanak Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 09.11.2006 gün, 488–579 sayılı ilamına ilişkin dava tarihinden sonra düzenlenmiştir.
Bu durumda davacı ve borçlu şirketlerin aynı adreste ticari faaliyetlerini sürdürdüğü halde alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı hareket ettiklerinin kabulü ile davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; dava değeri olarak mahcuzun değerinden az olan alacak miktarının dikkate alınması ve nispi karar ve ilam harcının 50.206,78.-TL üzerinden hesaplanması gerektiğinin gözetilmemesi de isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Davalı (alacaklılar) vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 31.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.