Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2440 E. 2011/7245 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2440
KARAR NO : 2011/7245
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Antalya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2004/6241 (yenileme ile 2009/1814) Takip sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Kemer İcra Müdürlüğü’nün 2009/1312 Talimat sayılı dosyasında yapılan 06.10.2009 günlü hacze konu menkullerin davacı üç üncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın esası hakkında beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre: “ticaret sicil ve vergi kayıtlarına, hacizde yapılan tespitlere göre istihkak iddiasının yerinde olduğu, tazminata da karar verilmesi gerektiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına ve üçüncü kişi yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Haczin yapıldığı iş yeri davacı adına kayıtlı olup, takip borçlusunun aynı yerde üçüncü kişi ile birlikte ticari faaliyetini sürdüğü yönünde güçlü deliller elde edilememiştir. Hacizde ele geçen hesap ekstresi ise tek başına muvazaayı kanıtlamaya elverişli nitelikte görülmemiştir.
Dosya içindeki içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2011/2440-7245
2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nun 97/15. maddesindeki tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi, buna göre istihkak iddiasının sabit olmasının yanı sıra alacaklının da kötü niyetli olması gerekmektedir. Buradaki kötü niyet ile kastedilen, alacaklı tarafın mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu bildiği halde haczedilmesini sağlaması olarak anlaşılmalıdır ki Dairemizin yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.
Somut olayda takip borçlusu üçüncü kişinin oğludur ve her ne kadar muvazaanın kanıtı olarak yeterli değilse de hacizde borçlu adına gönderilmiş bir banka hesap ekstresi ele geçmiştir. Kaldı ki bu belgede borçlunun adresi olarak haciz adresi yazmaktadır. Bu koşullarda haczin yaptırılmasında alacaklının kötü niyetli hareket ettiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
İİK’nun 97/15. maddesinde aranan tüm yasal şartlar gerçekleşmediği halde üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 3. bendindeki “Davacı dava dilekçesiyle %40 icra inkâr tazminatı talep ettiğinden istihkak konu malların kıymeti olan 13.910,00.-TL üzerinden %40 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Yasal şartları gerçekleşmediğinden tazminata hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 636,40 TL kalan Onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.