YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2445
KARAR NO : 2011/9187
KARAR TARİHİ : 14.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, İstanbul 1.İcra Müdürlüğü’nün 2007/5472 Takip sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca, Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1164 Talimat sayılı dosyasında yapılan 10.09.2008 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu haczin ödeme emrinin de tebliğ edildiği takip adresinde borçlu şirketin yetkilisinin huzurunda yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin yapıldığı yerde üçüncü kişinin kiracı olarak faaliyette bulunduğu, elektrik ve telefon faturalarının ödemelerinin ve mahcuzların ithal edilmesi ile ilgili kayıtların davacının ticari kayıtlarda yer aldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, mahcuzların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz borçlu şirket yetkilisinin huzurunda ve ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılmış olup, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. İspat yükü altında bulunan üçüncü kişi, karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahiptir.
Davacı üçüncü kişi vergi levhası, kira sözleşmesi gibi delillerin yanı sıra faturaya dayanmaktadır. Ne var ki Mahkeme davacının sunduğu faturanın mahcuzlara uygunluğu yönünde yeterli inceleme yapmadan hüküm kurmuştur. Gerçekten de davanın esasına yönelik kabul kararı verilmeden önce uzman bilirkişi eşliğinde yerinde yapılacak keşif incelemesi ile gerekli karşılaştırmanın yapılarak faturaların mahcuzlara uyup uymadığının saptanması gerekirdi.
Diğer yandan dava konusu haciz, ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde ve borçlu şirket yetkilisinin huzurunda yapıldığına göre, haciz mahallinde gerçekten kimin faaliyet gösterdiği, üçüncü kişi ve borçlu şirketlerin birlikte çalışıp çalışmadığı kolluk tarafından yerinde yapılacak inceleme ile ve vergi dairesi aracılığı ile araştırılmalı, toplanan delillere göre de alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket edip etmediklerinin değerlendirilmesi gerekirdi.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamıştır.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 14.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.