Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2461 E. 2011/10736 K. 17.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2461
KARAR NO : 2011/10736
KARAR TARİHİ : 17.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kayseri 8.İcra Müdürlüğü’nün 2010/12314 Takip sayılı dosyasında yapılan 15.06.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı şirkete ait olduğunu, takip borçlusunun üçüncü kişi şirketin ortağı olması nedeni ile ödeme emrinin haciz adresinde alınmasının olağan kabul edilmesi gerektiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapılması nedeni ile İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlayamadığı, sunduğu faturaların ise mahcuzlara bire bir uymadığının bilirkişi incelemesi ile belirlendiği”“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Takip borçlusu Şıh Mehmet Kırmaç davacı limited şirketin ortağıdır ve takibe dayanak borcun dayanağı ise iki adet bonodur. Bunların neye ilişkin düzenlendiği senet içeriğinden anlaşılamamaktadır.
Limited şirketlerde ortağın kişisel alacaklısı, öncelikle ortağın kişisel mallarına, bunlar yoksa veya alacağının tamamını tahsil edememişse ortağın şirketteki kar payına başvurabilir. (TTK’nun 145, 191/1, 522. maddesi)
Limited şirketin, ortaklardan ayrı ve bağımsız tüzel kişiliği olduğundan, malları, alacakları, hakları ortaklar değil şirket tüzel kişiliğine aittir. Ortakları dahi şirket mal varlığı üzerinde hak iddia edemeyeceğine göre, alacaklılarının da böyle bir iddia ile işlem yapabilmeleri mümkün değildir. Ne var ki ticari kayıtlar üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile takibe dayanak senetlerin alacaklı ve davacı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı belirlenebilirse bu durumda senetlerin şirket adına ortağı tarafından düzenlenmiş olması nedeni ile istihkak iddiasının reddi aksi halde ortağın kişisel borcu nedeni ile limited şirketin mal varlığına gidilemeyeceği için davanın kabulü gerekecektir.
Gerçekten de takip borçlusunun ortağı olduğu şirketten ayrı ticari faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının, alacaklının faaliyet alanının, borcun kaynağı olan temeldeki ilişkinin niteliğinin saptanması işin esasına yönelik karar verilmeden önce belirlenmesi gereken hususlardır.
Mahkemece belirtilen hususlara ilişkin alacaklı, davacı ve varsa borçlunun ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de;
Uzman bilirkişi refakatinde yapılacak keşif incelemesi ile faturaların mahcuzlara uygunluğu yönünde bir karşılaştırma yaptırılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 17.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.