YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2473
KARAR NO : 2011/3506
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili ve davalı … A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, bir bacağını kaybettiğini, bu suretle maddi ve manevi zarar gördüğünü ileri sürerek, ıslahla birlikte 117.074,45 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, davalı sigortanın sorumluluk oranında maddi tazminattan sorumlu olmak üzede davalılardan temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sürücü ile işleten şirket vekilleri, ayrı ayrı kusuru kabul etmemişler ve talebin fazla olduğunu savunmuşlardır.
Davalı … vekili, gerçek zarardan kusur oranıda ve limitle sınırlı olarak sorumlu olduklarını savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, kesinleşen maddi tazminata ilişkin hüküm kurulmamış, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Borçlar Kanunu’nun 47. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Mahkemece, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemiz tarafından, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamından önce 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup, bozma ilamına uyularak 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacı, kaza tarihinde 38 yaşındadır ve çalışmaktadır. Kaza sırasında kaldırımda olması nedeni ile kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Meydana gelen kaza sonucu bir bacağını kaybetmiştir. Bütün bunlar değerlendirildiğinde, hükmedilen tazminat, duyulan acıya, çekilen sıkıntıyı bir nebze hafifletebilmek için hükmedilen manevi tazminat miktarı adalete uygun düşmemektedir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı İzulaş vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 512,75 TL kalan harcın temyiz eden davalı İzulaş A.Ş’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.