YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2576
KARAR NO : 2011/9525
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının zararı karşılamadığını belirterek şimdilik 25.000 TL’nın hasar tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili yetki ve işbölümü itirazında bulunarak sigortalı aracın sürücüsü le 3.kişiye ait aracın sürücüsünün anlaşmalı maddi hasarlı trafik kazası tutanağı düzenlediklerini, trafik görevlilerine bildirilmediğini, kazanın şaibeli ve hasarın fahiş olduğunu, kazanın oluş şekli ile hasarlar arasında uygunluk bulunmadığını, bunun tesbit bilirkişi raporu ile de belirlendiğini, doğru ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 25.000 TL hasar bedelinin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Davacı ile davalı … arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden olan kasko sigorta poliçesinden kaynaklanmaktadır. Dava Asliye mahkemesinin görevine giriyor ve orada ticaret mahkemesi varsa görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. Ticari olan dava Asliye mahkemesine açılırsa davalının işbölümü itirazında bulunması gerekir. Bu itiraz, davanın başlangıcında, esasa girilmeden önce ve cevap dilekçesiyle ilk itiraz şeklinde yapılmalıdır.
Somut olayda davalı vekili süresi içinde verdiği 19.2.2010 havale tarihli cevap dilekçesi ve HUMK’nun 197.maddesi uyarınca duruşma gününe kadar uzatılan cevap verme süresi içinde ibraz ettiği 2.3.2010 havale tarihli dilekçesinde davanın ticari dava niteliğinde olduğunu iş alanı bakımından bu davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini Mersin Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu belirterek işbölümü ilk itirazında bulunmuştur.
Davanın açıldığı Mersin’de ayrı Ticaret Mahkemesi bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın TTK’da düzenlenen kasko sigorta poliçesinden kaynaklanması sebebiyle ticari dava olduğu gözetilerek davalı vekilinin süresinde yaptığı iş bölümü itirazının kabulü ile dava dosyasının iş bölümü yönünden görevli Mersin Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu yada olumsuz hiç karar verilmeden işin esasına girilerek yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Ergo İsviçre Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Ergo İsviçre Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.