Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2613 E. 2011/3172 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2613
KARAR NO : 2011/3172
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın davalı aracına verdiği 2.430 TL hasar bedelinin ödendiğini, daha sonra sigortalı aracın gasp edildikten sonra bu kazanın meydana geldiğinin öğrenildiğini, Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/493 Esas sayılı dosyasında bu konuda dava açıldığını, ZMMS’sı Genel Şartlarının A3-J maddesi gereğince çalınan veya gasp edilen araçların sebep olduğu, işletenin sorumlu olmadığı zararların teminat dışı kaldığını belirterek davalıya ödenen 2.430 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin olayda tamamen kusursuz olduğunu, sigortalı aracın çalınmasının müvekkili ile ilgili bir konu olmadığını, aracın çalıntı olduğunun kaza tesbit tutanağında belirtildiğini, davacı şirketin bunu sonradan öğrenmesinin mümkün bulunmadığını, sigortalı araç malikinin alarm taktırmayarak, aracı için tüm önlemleri almayarak kusurlu ve sorumlu olduğunu bu sebeple davacı şirketinde sorumlu olacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre davalının olayda kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, hasar bedelinin davacı şirket tarafından ödenmesinde usulsüzlük olmadığı, davalının aracının sürücü tarafından gasp edilmiş olması nedeniyle ödenen tazminatın geri istenemeyeceği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı ZMSS şirketi tarafından davalıya ait zarar gören araç için ödenen hasar bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre istirdadı istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 62.maddesi hükmü uyarınca, “borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez”.
Somut olayda, davacı şirkete trafik sigortalı, dava dışı …’a ait ticari taksi, 14.10.2006 tarihinde, araca müşteri gibi binen…ve …tarafından sürücüsü (sigortalı) … bıçaklanmak suretiyle gasp edilmiş; aracı gaspeden şahıslar polis ekibinin kendilerine takip etmesi üzerine kırmızı ışıklı trafik işaretinde kavşaktan geçmek isterlerken, yeşil ışıklı kırmızı trafik işaretinde geçen dava dışı Muammer Karaca yönetimindeki, davalı aracına çarparak, aracın hasarlanmasına sebebiyet vermişlerdir.
Davacıya sigortalı aracı gaspederek, kullanan sürücü …’ın kırmızı ışık ihlalinde bulunmaktan meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu tesbit edilmiştir. Aracı gasbeden şahıslar hakkında Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/493 2007/372 sayılı dava dosyasında nitelikli yağma, bıçak ve diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma, kasden öldürmeye teşebbüs suçlarından 6.11.2006 tarihli iddianame ile açılan dava sonucunda, geceleyin birden fazla kişi ile birlikte silahla yağma, kasden adam öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı yasaya muhalefet etmek suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verilmiş; sanıklar müdafiilerinin hükmü temyizi üzerine Yargıtay 1.Ceza Dairesi’nin 3.11.2010 gün 2008/7633 – 2010/7209 sayılı ilamı ile sanıklar hakkında gasp suçları yönünden verilen 12’şer yıl hasip cezasına ilişkin hükmün onanmasına, öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı yasaya muhalefet etmekten verilen hükümler yönünden bozulmasına karar verilmiş; nitelikli yağma suçundan verilen hüküm 3.11.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili, ZMSS poliçesi gereğince davalıya ait araçta meydana gelen 2.430 TL hasar bedelinin 22.11.2006 tari
hinde davalıya ödendiğini, daha sonra müvekkilinin sigortaladığı aracın gasp-edildikten sonra kazanın meydana geldiğini tespit ettiğini, konu ile ilgili olarak Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/493 sayılı dosyasında dava açıldığını ZMSS Genel Şartlarının A3-J maddesi gereğince hasarın teminat dışında kaldığını, sorumluluklarının bulunmadığını belirterek yanlışlıkla ya da bilmeden ödenen 2.430 TL’nin davalıdan (zarar gören) istirdadını talep etmiştir.
Olaya ilişkin düzenlenen 14.10.2006 tarihli kaza tesbit tutanağında ve davacı şirket ekspertizlerince düzenlenen 16.10.2006-11.11.2006 tarihli ekspertiz raporunda, sigortalı aracın Pamukkale yolu üzerinde gaspedildiği yaralamalı olaya karıştığı, daha sonra davaya konu trafik kazasının meydana geldiği açıkça belirtilmiştir.
Sigorta şirketleri, 2918 sayılı KTK’nun 98 ve 99.maddeleri uyarınca kaza ile ilgili belgelerle (kaza tesbit tutanağı, hasara ilişkin belgeler, ekspertiz raporu gibi) kendilerine müracaat edildiğinde gerekli incelemeleri yaptırıp, kusur durumu ve zararı tesbit ettikten sonra, zarar görene ödeme yapmaktadırlar. Davacı … şirketi, tacir olup, basiretli bir tüccar gibi davranmak durumundadır.
Davacının, davalıya ödemede bulunduğu 22.11.2006 tarihinden önce düzenlenen ve davacının incelemesi gereken 14.10.2006 tarihli kaza tesbit tutanağı, 16.10.2006 ve 11.11.2006 tarihli ekspertiz raporu, 6.11.2006 tarihli Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/4959 Esas sayılı iddianamesine göre, ödeme tarihinden önce sigortalı aracın gaspedildikten sonra kazaya karıştığını bildiğinin kabulü gerekir.
Ödemeden sonra bu hususun öğrenildiğine ve yanlışlıkla ya da bilmeden davalıya zararın ödendiğine dair beyanlara itibar edilemez.
Bu gerekçelerle BK’nun 62.maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgı sonucu olayın davalı taraf aracı gaspedilmiş gibi algılanarak bu nedenle davanın reddine hükmedilmesi isabetli görülmemiş ise de HUMK’nun 438/9.maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … AŞ vekilinin temyiz itirazının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4,40 TL kalan harcın temyiz eden davacıdan alınmasına 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.