Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2621 E. 2011/3142 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2621
KARAR NO : 2011/3142
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı alacaklı vekili, Konya 10.İcra Müdürlüğünün 2008/9412 sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu, işyerinin fiilen borçlu … tarafından işletildiğini ileri sürerek, 3.kişinin istihkak iddiasının reddini istemiştir.
Davalı 3.kişi davaya cevap vermemiştir.
Davalı borçlular vekili duruşmada davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haciz yapılan adresin telefon, elektirik abonelik kayıtlarının vergi levhasının 3.kişi adına olduğu, haciz adresinde borçlulara usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat olmadığı, işyerinin 3.kişi tarafından işletildiği, alacaklının aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nun 99.maddesine dayanarak, 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemiyle açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Menkul haczi, davalı 3.kişinin işyerinde yapılmıştır. İİK.nun 97/a.maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi 3.kişi yararınadır. Ancak bu karinenin aksinin kesin ve güçülü delillerle ispatı her zaman mümkündür.
Dava konusu 2.9.2008 tarihli hacizden önce borçlulara ödeme emri tebliğ edilen ve takip dayanağı belgede borçlu adresi olarak gösterilen adreste 6.9.2008 tarihinde hacze gidildiği, hazır olan borçlu …’in borcu ödemek için bir hafta süre istemesi üzerine haciz işleminin yapılmadığı, bir hafta sonra 29.8.2008 tarihinde aynı adrese gidildiğinde adresin boşatılmış olduğu, borçluların alacaklıdan mal kaçırma amacıyla hareket ettikleri anlaşılmaktadır. Dava konusu haciz 3.kişinin resmi adresinde yapılmış ise de davalının bu adreste borcun doğumundan sonra 21.8.2009 tarihinde işe başladığı vergi kayıtları ile sabittir. Başka güçlü delillerle desteklenmeyen vergi kaydı tek başına işyerinin ve hacizli malların davalı 3.kişiye ait olduğunu göstermez. Ayrıca haciz mahalinde borçlu …’er imzasını taşıyan sipariş fişi bulunduğu gibi davacı tanığı da işyerinin borçluya ait olduğunu, borçlunun işyerine gelip gittiğini beyan etmiştir. Davacı 3.kişi delil olarak noterde yapılmış kira sözleşmesi, işyerine ait elektirik, su, telefon aboneliği kayıtları ibraz etmiş ise de borç doğumundan sonraki tarihi taşıyan bu belgeler mülkiyeti ispata yeterli değildir.
Bu durumda karine aksi davacı alacaklı tarafından ispat edildiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı borçlular vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 7.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.