Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2704 E. 2011/7246 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2704
KARAR NO : 2011/7246
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak-tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istihkak davasının reddine tasarrufun iptali davasının kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kadıköy 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8443 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/16488 Talimat sayılı dosyasında yapılan 13.04.2009 günlü hacze konu menkullerin davacıya ait faturalı eşyalar olduğunu, mahcuzların takip ve çek tarihlerinden önce satın alındığını, haciz adresinin de mülk sahibinden kiralandığını ve borçlu ile ilgisinin bulunmadığını ve burada ödeme emrinin de tebliğ edilmediğini, borçlu ve üçüncü kişi arasında akrabalık bağı dışında ticari ortaklık bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile karşı davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin borçlunun toptan satış mağazasında yapıldığını, bu sırada ele geçen kartvizitin bunu doğruladığını, yine hacizde borçlu markasına ait barkotların ele geçtiğini ve mahcuzların üzerine de bunların yapıştırılmış olduğunun görüldüğünü, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, borcun doğumundan sonra düzenlenmiş delillerin karinenin aksini kanıtlamaya elverişli bulunmadığını, borçlu ve davacının yakın akraba olması nedeni ile alacaklıdan mal kaçırmak için örtülü iş yeri devri yapıldığını, devir gerçek kabul edilse bile İİK’nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin kanıtlanamaması nedeni ile devralanın da işletmenin borçlarından sorumlu olması gerektiğini, üçüncü kişinin yakın akrabası olan borçludan bir kısım malları fatura karşılığında satın aldığını iddia etmesinin İİK’nun 278/1. maddesi gereğince
2011/2704
2011/7246
batıl kabul edilerek alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik tasarrufun iptali gerektiğini belirterek istihkak davasının reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunurken, karşı davanın kabulü ile mahcuzlar üzerindeki takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davalı borçluya ait kartvizitte borçlunun depo adresi olarak haciz yapılan yerin gösterildiği, burasının 01.03.2007–31.12.2008 arasında borçlu tarafından kullanıldığı, 17.01.2009’dan sonra üçüncü kişinin faaliyete başladığı, ancak davacının ekonomik ve sosyal durumunun iş yeri açmaya elverişli olmadığı, davacının mağaza içindeki malları akrabası olan borçludan satın aldığı, sunulan faturaların bir kısmının borç, bir kısmının ise takip tarihinden kısa bir süre önce düzenlendiği, mahcuzlara uymadığı, kira sözleşmesi ve vergi levhasının da istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığı, mahcuzların alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak devredildiği, İİK’nun 278/1. maddesi uyarınca yakın akrabalar arasındaki ivazlı tasarrufların batıl olması nedeni ile tasarrufun iptali davasının kabulü ile alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği“ gerekçesi ile istihkak davasının reddi ile tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” ve alacaklının İİK’nnu 97/17. maddesi gereğince karşı dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindedir.
Davacı taraf dava konusu haczin yapıldığı yerde kendilerinden önce takip borçlusunun faaliyet gösterdiğini kabul etmektedir. Öte yandan hacizde ele geçen belge içeriğine göre de borçlu burasını fabrika satış mağazası olarak kullanmıştır. Buna göre İİK’nnu 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olup, ispat yükü altında olan üçüncü kişi karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahiptir.
Davacı üçüncü kişinin gömlek ve tişörtlere ilişkin sunduğu faturaların bir kısmı kumaş alımına ilişkindir. Tişörtler için fatura ya da başka bir belge sunulmamıştır. Gömlekler için sunulan faturaların önemli bir bölümünü ise borçlu düzenlemiştir ve üçüncü kişiye 19.000,00.-TL civarında gömlek satmış gözükmektedir. Ne var ki bunlarda ayırt edici
2011/2704
2011/7246
özellikler yazmadığından mahcuzlarla karşılaştırılması da mümkün değildir. Vergi levhası ve adi nitelikteki kira sözleşmesi ise her zaman temini mümkün belgelerdendir. Üçüncü kişi istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli güçlü delilleri sunamamıştır.
Diğer yandan hacizde ele geçen belgelerden borçlunun bu adresteki faaliyetini haciz tarihinde de sürdüğünün kabulü gerekir. Faaliyetini sona erdirdiği düşünülse bile üçüncü kişi borçlunun akrabasıdır ve aynı sektörde çalışmaktadır, bu nedenle içinde bulunduğu mali durumu bilebilecek durumdadır, bilmiyor olduğu düşünülse bile ticari emtiasının önemli bir bölümünü devralmıştır ve İİK’nun 280/3. maddesi uyarınca da bu durumu bildiği karine olarak kabul edilmelidir. Yasal karinenin aksi ise davacı tarafından kanıtlanamamıştır.
Davacı üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu durumu bildiği ve bilebilecek durumda olduğu halde ticari emtiasının önemli bir bölümünü devralması alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem olarak kabul edilmelidir.
Bu şartlarda davacının dayandığı faturaların çek tarihlerinden önce düzenlenmesi de sonuca etkili görülmeyerek, özellikle ticari yaşam içinde borcun doğumundan sonra ileri tarihli olarak çek düzenlenmesinin yaygın bir uygulama olduğu da dikkate alındığında, istihkak davasının reddi ile tasarrufun iptali davasının kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.