YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2705
KARAR NO : 2011/7244
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara 26. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12160 sayılı takip dosyasında yapılan 02.10.2009 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait faturalı eşyalar olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, borçlu şirketin dava konusu haciz adresinde kiracı olarak bulunduğunu, bu sırada borçluya ait belgelerin de ele geçtiğini, Mahkeme kararı ile buradan tahliye edildiği tarihin hacizden sonra olduğunu, hem üçüncü kişi ve borçlu şirketler hem de davacının sunduğu faturaları düzenleyen şirketler arasında ortakları ve aynı adreste faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ bulunduğunu, belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı ve borçlu şirketler arasında ortaklar itibarı ile bağ bulunmadığı, haciz adresinin de borçlu ile ilgisinin olmadığı, mahkeme kararı ile haciz adresinden tahliyesine karar verildiği” gerekçesi ele davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2011/2705
2011/7244
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haczin yapıldığı iş yerinin borçlunun eski faaliyet adresi olduğu çekişmesizdir. Davacı buradaki faaliyetin haciz tarihinden önce başladığını iddia ederken bir kira sözleşmesi dahi sunamamıştır. Vergi levhası ise beyana dayalı olarak düzenlenen her zaman temini mümkün belgelerdendir Diğer yandan Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9938 Takip sayılı dosyasının içerisinde yer alan 28.04.2010 tarihli tahliye tutanağına göre, haciz adresinde takip borçlusu şirketin işçileri hazır bulunmaktadır ve içerideki eşyaları çıkartarak iş yerini kira sözleşmesine göre mülk sahibi olduğu anlaşılan dava ve takip dışı Fahrettin Göktan vekiline teslim etmişlerdir.
Bu durumda istihkak davası devam ederken bile borçlunun haciz adresindeki faaliyetini sürdürdüğü, üçüncü kişinin istihkak iddiasının ise alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü kabul edilmelidir. Kaldı ki hacizde borçluya ait belgelerin ele geçmesi de varılan bu sonucu desteklemektedir.
Davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 7.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.