YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2711
KARAR NO : 2012/2122
KARAR TARİHİ : 23.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek 500,00 TL tedavi gideri, 5.500,00 TL işgücü kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile işgücü kaybı tazminatını 30.000,00 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre tedavi giderine ilişkin istemin işlemden kaldırılmasına, işgücü kaybı tazminatının kısmen kabulü ile 5.500,00 TL’nin davalıdan tahsiline, ıslah ile artırılan tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı olarak işgücü kaybı tazmini istemine ilişkindir.
B.K’nun 46. maddesi uyarınca, cismani zarara uğrayan kişi tamamen ve kısmen çalışma gücü kaybından doğan zararını talep edebilir. Davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını sakılı tutarak işgücü kaybından doğan zararını talep etmiş olup, talebini 01.12.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile artırmıştır. Dosya kapsamından davacının meydana gelen trafik kazası sonrasında % 25 oranında sürekli işgücü kaybına uğradığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık ıslah ile artırılan talep
yönünden zamanaşımının dolup dolmadığı noktasındadır. Trafik kazaları için öngörülen zamanaşımı süresi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109’uncu maddesi uyarınca 2 yıl olarak düzenlenmiştir. Eylem ceza davasına konu olduğu takdirde uygulanacak zamanaşımı süresi ceza davası için uygulanacak zamanaşımı süresi olup somut olayda 5 yıldır. Zamaşımının başlangıç tarihi ise kişinin tazminat talebi için tazminat tutarını belirlemeye yönelik unsurları öğrendiği tarihten itibaren başlar. 23.11.2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundan, davacının devam eden bir sağlık sorunu olduğu ve sürekli işgücünü % 25 oranında kaybettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının tazminat talebi yönünden zararı öğrendiği tarih maluliyeti belirleyen bu raporun mahkemeye geldiği 2.07.2010 havale tarihidir. O halde bu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ıslah dilekçesi ile bulunulan talep için henüz zamanaşımı dolmamıştır. Mahkemece ıslah dilekçesi dikkate alınarak esas yönünden bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.