YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2768
KARAR NO : 2011/9437
KARAR TARİHİ : 18.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 18.10.2011 Salı günü davacı ve davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın sağ şeritten sol şeride kontrolsüz geçmesi nedeniyle müvekkiline ait aracın çarpmak zorunda kaldığını, davalıların kusurlu olduklarını, araçta meydana gelen 14.847,97 TL. hasar bedelinin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, kaza tutanağındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı …, aracın kendisine ait olduğunu ancak aracı …’ın kullandığını, kaza yapıp yapmadığını bilmediğini belirtmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 14.847,97 TL. tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … ve … tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sürücü kaza tutanağındaki imzanın kendisine ait olmadığını, böyle bir kazaya karışmadığını iddia etmiş; mahkemece, sürücünün imzası üzerinde yapılan inceleme sonunda imzanın davalıya ait olduğu sonucuna varılmış, kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için herhangi
bir inceleme yapılmadan tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Ancak verilen hüküm yeterli incelemeye dayanmamaktadır. Mahkemece dosyada mevcut araç fotoğrafları incelenerek, tarafların beyanları ve kaza tutanağında belirtilen kazanın oluş şekli ile uyumlu olup olmadığı, tarafların kusur oranları ve araçta meydana gelen hasar bedelinin belirlenmesi için kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.