Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2773 E. 2012/4375 K. 10.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2773
KARAR NO : 2012/4375
KARAR TARİHİ : 10.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı baba Emin ve anne Aşure için 25.000’er TL, diğer davacı kardeşler için 2.500’er TL manevi tazminatın ve davacılar için 1.000 TL destek ile diğer maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı … sadece maddi tazminattan ve limit dahilinde sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 17.3.2010 tarihli dilekçe ile maddi istemlerinin baba için 450 TL destek, anne için 450 TL destek ve 100 TL defin giderinden ibaret olduğunu, davacı kardeşler için maddi tazminat istemlerinin olmadığını beyan etti, ıslah ile de maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda 3.320 TL.ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, taleple bağlı kalınarak davacılar Emin ve Aşure için 3.320 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı … limit dahilinde ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olarak ) tahsiline, davacı … ve aşure için 2.500’er TL, diğer davacılar için 1.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ile belediye başkanlığından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK’nun 388 (HMK 297)maddesi uyarınca mahkeme kararında, İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.Hüküm fıkrasında davacı baba emin ile anne aşure için toplam 3.320 TL maddi tazminata hükmedilmiş ise de, hangi davacı için ne kadar destek ve ne kadar defin tazminatına hükmedildiğinin açıkça gösterilmemiş olması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de;
a-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
KTK’unun 111/2 maddesinde, ”bu kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalini açıkça veya ayrıca istenmesine gerek olmayıp ,dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir.
Somut olaya bakıldığında, davalı … davacıların müracaatı üzerine davadan önce 18.9.2008 tarihinde davacı babaya 9.575 TL, anne ye 8140 TL olmak üzere toplam 17.715 TL destek tazminatı ödemiştir.
Bu durumda mahkemece bilirkişiden ek rapor alınıp, ödeme tarihi olan 18.9.2008 tarihi verilerine göre hesaplama yaptırılarak, bulunacak gerçek destek zararı miktarı ile davacılara ödenen tazminat miktarı karşılaştırıldıktan sonra
kısmi ödemenin KTK 111 maddesi de dikkate alınarak yetersiz olup olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir.
b-Hükme esas alınan 13.5.2010 tarihli bilirkişi raporunda, davacı anne ve baba için hesaplanan tavan destekten yoksun kalma tazminatı miktarından önce kusur indirimi sonrada yapılan ödemenin mahsubu gerekir iken, aksi kanaatle tavan destek zararından önce ödeme, sonrada kusur indirimi yapılması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Hesabına geri verilmesine 10.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.