YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2815
KARAR NO : 2011/9810
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraflar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 25.10.2011 Salı günü davacı Karnaval Mob.ve Plas Mak. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat … ve davalı Yapı Kredi Bankası AŞ vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2010/7486-7487 ve 7488 sayılı takip dosyalarından, 25.05.2010 ve 27.05.2010 tarihlerinde davacıya ait işyerlerindeki malların ve makinelerin haczedildiğini, borçluya ait “Festivo” markasının 19.03.2009 tarihinde borçludan devir alındığını, haciz zaptında belirtilen borçlu unvanlı kutuların borçludan kaldığını, borçlu ile davacı şirket ortakları arasında organik bağ bulunmadığını belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, 25.05.2010 tarihinde borçlu şirketin resmi adresinde yapılan hacizde davacı firmanın vergi levhası ile karşılaşıldığını, fabrika binasının tamamında “Festivo bir Kurt-Kar ürünüdür“ yazılı bir kısmı boş bir kısmı dolu ve sevkiyata hazır kutuların bulunduğunu, fabrikanın idari bürosunda borçlulardan Burhan Kurtoğlu’nun bir politikacı ile çekilmiş resminin görüldüğü, borçlulardan Cem Kurtoğulu’nun ise davacı şirketin sigortalı işçisi olduğu ve davacı şirket ortaklarından …’un borçlu Turhan Kurtoğlu’nun sıhri hısımı olduğunu ve haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, 25.05.2010 tarihli haczin Manisa’da borçlu şirketin ipotekli fabrikasında yapıldığı, marka devrinin tek başına yeterli olmadığı ve mahalde halen borçlulara ait pek çok malzemenin bulunduğundan bu hacizle ilgili davanın reddine, 27.05.2010 tarihli haczin İzmir Gaziemir’de davacı şirketin kuruluş adresinde yapıldığı ve malların davacı şirkete ait olduğundan bu hacizle ilgili davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davalı alacaklının temyizine konu haciz 27.05.2010 tarihinde Akçay Caddesi NO:109 Gaziemir/İzmir adresinde yapılmıştır. Bu adrese İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2010/7487 sayılı dosyasından borçlu Kurtoğlu Mobilya ve Dayanıklı Tüketim Mal.Paz….ve Tic Ltd. şirketi adına gönderilen davalı alacaklı banka ihtarı, davacı şirket çalışanı tarafından muhatabın adresten ayrılması nedeni ile iade edilmiş, 01.08.2009 tarihinde davacı şirketin borçlulardan Kurt Kar Plastik…Ltd. den kiralandığı yönünde davacı tarafından kira sözleşmesi sunulmuştur.
Taraflarca sunulan belgelerden İzmir’de yapılan haciz adresinde önceden borçlulardan Kurtoğlu Mobilya….Ltd. Şti.’nin faaliyette bulunduğu, borç kaynağı 2003-2004-2005 ve 2006 tarihli kredi sözleşmelerinden yani borcun doğumundan sonra, davacı şirketin 26.12.2008 tarihinde bu adreste kurulduğu ve diğer bir takip borçlu şirketten 01.08.2009 tarihinde kiraladığı, diğer haciz adresi olan Muradiye’deki fabrikanın da 01.02.2009 tarihinde anılan borçlu firmadan aynı bedellerle kiralandığı, yine borcun doğumundan sonra borçlu Kurt-Kar firmasından “Festivo Bahçe Mobilyaları” markasının devir alındığı, borçlulardan Cem Kurtoğlu’nun 12.11.2009 tarihinde davacı şirkette sigortalı olarak işe başladığı, her iki işyeri için borçlu …Plastik firması tarafından düzenlenen kira bedeli için kesilen faturalarda, borçlu adresi olarak halen davacıya kiralanan Muradiye adresinin ve aynı markanın kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece reddedilen 25.05.2010 tarihli haczin yapıldığı adresin de borçlulara ait iken 01.02.2009 tarihinde borcun doğumundan sonra davacıya kiralandığı halde haciz sırasında borçluya ait birçok ürün ve makinenin bulunduğu görülmüştür.
Tüm bu olgular, davacı ve borçlu şirketler arasında, alacaklılardan mal kaçırma amacına yönelik danışıklı ve örtülü işyeri devrinin olduğunu göstermektedir.
Bir an için işyeri devrinin danışıklı olmadığı düşünülse dahi, işyeri devri İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi BK’nun 179.maddesi gereğince işyerini devir alan davacının devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından bu devir, alacaklının haklarını etkilemeyecektir.
Bu durumda, davacı 3.kişinin 27.05.2010 tarihli hacizle ilgili davasının da reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3.Davalı alacaklı lehine, dava konusu her bir takip dosyası yönünden, takip konusu alacak ile haczedilen mal değerleri karşılaştırılarak düşük olan değer üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 825,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 2.253,60 TL. fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 25.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.