Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/2830 E. 2011/3060 K. 05.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2830
KARAR NO : 2011/3060
KARAR TARİHİ : 05.04.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2009/6721 Esas, Trabzon 2. İcra Müdürlüğünün 2009/330 Talimat sayılı dosyasından 25.06.2009 tarihinde haczedilen Gürcistan gemi siciline kayıtlı …… isimli gemiyi 27.07.2007 tarihinde satın aldıklarını belirterek istihkak iddiasının kabulüyle haczin ve seferden men kararının kaldırılmasına, %40 tazminatın davalı alacaklıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı tarafından sunulan belgelerin sahte, yanıltıcı ve geçersiz olduğunu davacı şirketin yabancı devlet uyruğunda olan bir şirket olması nedeniyle teminat göstermek zorunda olduğunu, davacının zilyed olmasına rağmen malik olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; menkul hükmünde bulunan geminin davacı 3. kişi yedinde haczedilmiş olması nedeniyle mülkiyet karinesinin davacı yararına olup aksinin davalı alacaklı tarafından ispatlanamadığı, davacı tarafından sunulan satış senedi, teslim ve kabul protokolu, terkin belgesi, güvenlik sahiplik ve deniz sefer sertikikası, … belgesi, Asya Roro Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 14.08.2009 tarihli belgelerden dava konusu geminin takip ve hacizden önce 28.08.2007 tarihinde davacı tarafından takip borçlusundan satın alındığının kanıtladığı ve satınaldığı tarihten beri geminin davacının tasarruf, zilyetliği ve mülkiyetinde bulunduğu, takip konusu alacağın gemi alacağı hakkı veren bir alacak olmadığından TTK’nun 1236/2. maddesinin uygulanamayacağı, davacının iyi niyetli olduğu ve aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Gürcistan gemi siciline kayıtlı … Boztepe adlı gemi üzerindeki haczin kaldırılmasına, davalı alacaklının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece dava konusu geminin takip ve hacizden önce 28.08.2007 tarihinde davacı tarafından takip borçlusundan satın alındığı, takip konusu alacağın gemi alacağı hakkı veren bir alacak olmadığı, TTK’nun 1236/2. maddesinin uygulanamayacağı, davacının iyi niyetli olduğu ve aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç mevcut delil durumu ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
“Gemi alacaklısı” hakkını veren alacakların düzenlendiği Türk Ticaret Kanununun 1235/4 madde gereğince kılavuz ücretleri, kurtarma, yardım, fidye ve itiraz ücretleri ve masrafları ile 1235/7.madde gereğince yük taşıma akitlerinin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemiş olmasından doğan tüm alacaklar gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardandır. Gemi alacaklısı hakkı, alacaklının, alacağını deniz servetinden öncelikle almasını sağlayan bir tür kanuni rehin hakkıdır. Bu hak kanundan doğmakta ve tescilsiz kazanılmakta olup rehin veya ipotekle temin edilmiş veya edilmemiş bulunan diğer bütün alacaklardan önce gelmektedir. 1236/2 madde gereğince de rehin hakkı, gemiye zilyed olan her üçüncü şahsa karşı ileri sürülebilen bir haktır.
Somut olayda, takip alacaklısı davalının alacağı ilama dayalı liman hizmetleri ve yük alacağından kaynaklanan (sörvey harcaması, boğaz geçiş acenta hizmeti gideri, römorkör,… (aktarma) gideri …) giderlere ilişkindir. İlama bağlı bu alacak TTK’nun 1235/2 maddesi gereğince gemi alacağı hakkı veren bir alacak olup gemiyi takip ettiğinden, bu hakkın TTK 1236/2 madde gereğince geminin sonraki maliklerine karşıda ileri sürülebileceğinden, sonraki malikin gemiyi iyi niyetle iktisabının bu hakkın ileri sürülmesine engel oluşturmayacağı, takip dayanağı ilamda gemi alacağı kapsamındaki bir hakkın hüküm altına alınmasının yeterli olduğu, bu hakkın bir tür kanuni rehin hakkı olduğu ve kanundan doğduğu, tescilinin gerekmediği, 28.08.2007 tarihli gemi satışının, 19.12.2006 tarihinde doğan takip konusu alacaktan sonra yapıldığı anlaşılmakla davacı 3.kişinin istihkak iddiasının yukarıdaki gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken kabülü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 5.4.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.