YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3000
KARAR NO : 2011/7488
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Çorlu 2. İcra Müdürlüğünün 2008/503 sayılı takip dosyasında 4.12.2009 tarihinde haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu, borçlu ile 3. kişinin karı-koca olduğunu, 3. kişinin haciz adresinde borcun doğum tarihinden sonra işe başladığını, borçlunun haciz sırasında hazır bulunduğunu, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olup aksinin 3. kişi tarafından ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3. kişi duruşmada davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı alacaklıya delillerini bildirmek için kesin süre verildiği, bu süre içinde davacının davasını ispatlayacak delil sunamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nın 99. maddesine dayalı 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
Haciz 4.12.2009 tarihinde borçlunun mal beyanı dilekçesinde bildirdiği adreste, borçlunun huzurunda yapılmıştır. İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu/alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin davalı 3. kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. İİK.nın 99. maddesine göre alacaklının dava açması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Davalı 3. kişinin delil olarak dayandığı başka güçlü delillerle desteklenmeyen vergi kaydı yasal karinenin aksini tek başına ispata yeterli belgelerden değildir. Kaldı ki 3. kişi haciz adresindeki faliyetine borcun doğumundan sonra başlamıştır. Öyleyse alacaklı yararına olan karinenin aksi kanıtlanmamıştır. 3. kişi ile borçlu arasındaki akrabalık ilişkisi (karı-koca)da gözetilerek davanın kabulü ile 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar vermek gerekirken, ispat yükünün davacı alacaklıya düştüğü konusunda yanılgıya düşülmek suretiyle kesin sürede delillerini sunmadığı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 14.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.