YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3010
KARAR NO : 2011/8179
KARAR TARİHİ : 26.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiş, davalı … tarafından verilen temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine ilişkin ek karar da davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı …’ın taşınmazlardaki payını davalı …’a devir işlemine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davacıya senet vermediğini, sözkonusu senet nedeni ile davacıya borcu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, borçlu …’ın kardeşi …’a yaptığı taşınmaz satışının İİK 278/1. bendindeki düzenlemeye göre bağış hükmünde olduğu, ayrıca 280. maddeye göre borçlu …’ın zarar verme kastının kardeşi olan davalı … tarafından bilinebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı … tarafından verilen temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine ilişkin ek karar davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Gerekçeli karar, temyiz isteyen davalı …’a 14/12/2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 13.01.2011 tarihinde mahkemeye verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz
istemleri hakkında mahkemece verilen adı geçen davalının temyiz isteminin reddine dair 13.01.2011 tarihli ek kararın ONANMASINA,
2-Davalı …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava İİK.nin 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın, tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar edilmeleri gerekir. HUMK’nun 73. maddesine (HMK 27) göre mahkeme, tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı Tebligat Yasası’nın 39. maddesine göre de davada aralarında menfaat çatışması bulunan kişilere muhatap namına tebligat yapılamaz.
Somut olayda dava dilekçesi üçüncü kişi konumundaki davalı …’a tapu sicil müdürlüğünde düzenlenen resmi akit tablosunda yazılı olan adreste borçlu davalı kardeşi …’a tebliğ edilmiştir. Davalı … tasarrufu yapan borçlu olup üçüncü kişi davalı … ile aralarında menfaat çatışması bulunmaktadır. Yargılama, davalı …’nin yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırılmış, gerekçeli karar ise adı geçen davalıya 7201 sayılı Tebligat Yasası’nın 35. maddesine göre ilk tebliğ adresinde tebliğ edilmiştir. Bu duruma göre HUMK’nun 73. maddesine (HMK 27) aykırı biçimde davalı …’nin savunma hakkı kısıtlanmıştır. Açıklanan nedenle davalı …’ye duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliğ edilmeden, savunmasına ilişkin delillerinin toplanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan …’ın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun ek kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 184,10 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde
temyiz eden davalı …’a geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 26.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.