YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3030
KARAR NO : 2011/9928
KARAR TARİHİ : 27.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Mudurnu İcra Müdürlüğü’nün 2009/268 Takip sayılı dosyasında trafik kaydına 25.06.2009‘da haciz konulan 14 EL 943 plaka sayılı aracın 10.02.2009‘da noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu aracın trafik kaydına göre haciz şerhi konulduğunu, satım sırasında aracın trafik kaydında yine alacaklı bankanın taraf olduğu bir başka takip dosyasından konulmuş haciz şerhinin bulunduğunu, üçüncü kişinin haczi bilebilecek durumda olduğunu, borcun doğum tarihinden sonra alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak devir yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı, mülkiyetin davacıya geçtiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Somut olayda dava değeri dava konusu aracın değeri olan 25.631,00.-TL’sıdır. Nispi karar ve ilam harcının bu miktar üzerinden hesaplanması gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
Yargılama harçları ile ilgili hatalar da kamu düzeni ile ilgilidir ve aleyhe bozma yasağı kuralının dışında kalır.
Ne var ki belirtilen yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Davalı (alacaklı) vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca haczedilen malın değerinin borç miktarından daha az olduğu anlaşılmakla haczedilen malın değeri üzerinden (20.000,00.-TL) hesaplanan nispi harçtan (1.080,00.-TL) peşin alınan 736,10.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 343,90.-TL harcın davalılardan tahsiline” ibaresinin çıkartılarak yerine “Dava değeri olan 25.631,00.-TL’sı üzerinden alınması gereken 1.384,07.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 726,30.-TL harcın indirilmesi ile bakiye 657,77.-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydına” ibaresinin yazılmasına, ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.