YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3040
KARAR NO : 2011/11147
KARAR TARİHİ : 24.11.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 11.345 TL.nın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza tutanağında araç sürücüsünün tesbit edilemediğinin yazıldığını, araç sürücüsü olarak kabul edilen …’in kazadan 2 saat sonra alkol raporunun alındığını, davacının ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi,
düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan “teminat dışında kalan zararlardan” olması gerekmektedir.
Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5 maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin geçikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür.
Görüldüğü gibi, ihbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda, müeyyidesi genel şartlarda düzenlenmediği gibi, bu husus rizikonun teminat dışında kaldığı haller arasında da sayılmamıştır. Bu halde, konunun TTK.nun 1290 ve 1292/son madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise, sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Somut olaya bakıldığında, davalı … şirketine kaskolu olan davacıya ait araçtaki hasarın (rizikonun) poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği taraflar arasında uyuşmazlık söz konusu değildir.
Davacı taraf kaza tesbit tutanağı kasko poliçesi kaza yeri ve kazalı araca ait fotoğraflar sürücünün alkollü olmadığına dair rapor, tamir faturaları hasar dosyası, Çavdır SCM.nin 2008/123-127 sayılı dosyasına dayanmıştır. Davalı … ise kaza tutanağında araç sürücüsünün tesbit edilemediğinin yazıldığını, Jandarma görevlileri tarafından düzenlenen tutanakta araçtan 2. kişinin çıktığının ve bunların alkollü olduğunun trafik ve Jandarmaya olayın haber verilmediğinin trafiğe haber verilmesi ve ambulans çağrılması üzerine şahısların araçta 3. kişi olduklarını kazayı yapan sürücü …’in yardım almak için gittini beyan ettiklerini olay yerine yakın mesafede sağlık ocağı ve trafik ekibi varken sürücü olduğu iddia edilen …’in 35 km mesafedeki Acıpayam’a gitmesinin şüpheli olduğunu olaydan 2 saat sonra alınan rapora göre sürücü olduğu bildirilen …’in alkolsüz olduğunu sürücü değişikliği yapıldığını savunarak hasar bedelini ödemekten kaçınmış olup Jandarma görevlilerince düzenlenen tutanağa kaza tesbit tutanağına araştırma raporuna ve hasar dosyasına dayanmıştır. Uyuşmazlık, trafik kazası esnasında aracın … tarafından kullanılıp kullanılmadığı, araç içerisinden yaralı olarak çıkarılan kişiler tarafından kullanılıp kullanılmadığı, dolayısıyla araç hasarının teminat dışı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Araçta bulunan … ve … olayın akabinde Jandarmada ve Cumhuriyet Savcılığında verdikleri ifadelerinde aracı …’in kullandığını beyan etmişlerdir. Trafik görevlilerince düzenlenen kaza tesbit tutanağında sürücünün tesbit edilemediği bildirilmiş, 9.12.2007 tarihli saat 03.00 te Jandarma görevlilerince düzenlenen tutanakta kontrol devriyesi sırasında saat 02.10 sıralarında … plakalı aracın Antalya ili istikametine doğru şarampole uçtuğunun görüldüğü, olaya hemen müdahale edildiği, kaza mahallinde … ve … isimli 2 şahsın görüldüğü şahısların araçtan çıkarıldığı çıkarılan şahısların aşırı derecede alkollü olduğu yürümekle zorluk çektikleri, alkol kokusu olduğunun, bu şahıslara araçta kaç kişi vardı diye sorulduğunda iki kişi olduklarını, trafik kazası yaptıklarını, ancak polis ve Jandarma çağırmadıklarını beyan ettikleri, şahıslar yaralı olduğundan olay yerine ambulans çağrıldığını tahkikat için Çavdır trafik ekiplerine bilgi verildiği, bunun üzerine şahısların araçta 3. kişi olduklarını beyan etmeye başladıkları neden daha önce 2 kişi olduklarını söyledikleri sorulunca sürücünün Acıpayam ilçesine yardım getirmeye gittiğini şoförün … olduğunu beyan ettikleri, şahısların ifadesinin çelişkili olduğu olay yerinde ilk müdahalede sürücünün bulunmaması yardım için tahminen 35 km yol gitmesi olayla ilgili polis ve Jandarmaya bilgi verilmemesi şahısların kaskodan yararlanmak için polis ve jandarmaya yanlış beyanda bulunabileceği düşünülerek bu tutanağın tanzim edildiği belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda doğru ihbar yükümlülüğünün kasten veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde ihlal edildiğinin kabulü halinde hasarın teminat kapsamında bulunmadığı aksi halde hasarın teminat kapsamında kaldığı şekilinde terditli rapor düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, olayla ilgili tutanak düzenleyen jandarma görevlileri …, …, … ile kaza tesbit tutanağını düzenleyen polis görevlileri … ile …’in tanık sıfatıyla dinlenilmeleri özellikle Jandarma görevlilerinden davaya konu trafik kazasının oluşuna bizzat tanık olup olmadıklarının yoksa daha önce meydana gelen kazayı devriye sırasında gezerken mi farkettiklerinin, araçtan çıkarılan yaralı … ve …’ın aracın ön veya arka koltuklarından mı çıkarıldığı, şöfor koltuğunda kimin bulunduğu hususlarının sorulması ve tutanağın içeriği hakkında beyanlarının alınması daha sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araç sürücüsünün somut delillerle tesbiti ile rizikonun teminat dışında kalıp kalmadığı, ispat külfetinin yer değiştirip değiştirmediği hususları da yukarıda açıklanan ilkelere göre tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’e geri verilmesine 24.11 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.