YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3119
KARAR NO : 2011/5492
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan bozma ilamında, davalı borçlu …’ın 4.12.2006 tarihli borcun doğumundan sonra adına kayıtlı onaltı adet taşınmazı akrabası ve köylüsü olan davalı …’e bedelsiz olarak devrettiği böylece hakkındaki icra takibini karşılıksız bıraktığı, davalı …’un borçlunun durumunu ve amacını bildiği ileri sürerek muvazaalı ve kötüniyetli yapılan taşınmaz devrinin iptali dava ve talep edildiği açıklanan ileri sürülüş biçimine göre, davanın İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, iptal davalarının borçlunun üçüncü kişi ile geçerli olarak yaptığı bazı tasarruf işlemlerinin alacaklı yönünden hükümsüz sayılması için açılan ayni sonuç doğurmayan kişisel davalar olduğu, dava sabit olursa davacı alacaklının alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verileceği bu davaların İİK.nun 278, 279 ve 280 maddelerinde yazılı işlemlerin iptali için açılabileceği Mahkemece davacının, açıklanan talebinin Borçlar Kanunun 18.maddesinde düzenlenen muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davası olarak değerlendirilip dava konusu taşınmazların borçlu adına yeniden tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olmasının hukuki nitelendirmede hata olduğu, Mahkemece yapılması gereken işin davanın İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesinden ibaret olduğuna işaret edilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda taşınmazların satış bedeli ile gerçek değerleri arasında
fahiş fark bulunduğu ve satışların davacıyı alacağından yoksun bırakmak amacı ile yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar sonucu taşınmazların davalı borçlu adına tescil edildiği ve davacının alacağından dolayı taşınmazların yapılan ihalesi sonucu davacının alacağına mahsuben taşınmazları satın aldığı, açılan ihalenin feshi davasının da reddedilerek taşınmazların davacı adına tescil edildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazların cebri icra sonucu satılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gözetilerek bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçelerle tasarrufun iptaline dair hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 30/05/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.