Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/314 E. 2011/7050 K. 05.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/314
KARAR NO : 2011/7050
KARAR TARİHİ : 05.07.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 14.İcra Müdürlüğü’nün 2009/9884 Takip, Malkara İcra Müdürlüğünün 2009/233 talimat sayılı dosyasından 10.4.2009 tarihinde haczedilen mahcuzların teferruat olması nedeniyle müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını kötüniyet tazminatının tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ile borçlu arasındaki işletme devrinin muvazaalı olduğunu, borçlunun mal kaçırmak amacıyla iki fabrika ile üç taşınmazını bedelsiz olarak davacıya devrettiğini, haczedilen mahcuzların MK 686 madde kapsamında teferruat olmadığını belirterek davanın İİK 44, 280/3-4 ve BK 179.maddeler gereğince reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu makine ve buna benzer taşınırların taşınmaz ile birlikte tapuya teferruat olarak kaydedildiği, dolayısıyla
2011/314
2011/7050
anılan menkullerin taşınmazın ayrılmaz parçası haline geldiği, TMK hükümleri gereğince haczine yasal olanak bulunmadığı, tapuda yapılan bu işlemin muvazaalı olduğunun iddia edilmesi halinde bunun açılacak tasarrufun iptali davasında yargılama konusu edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık davacı 3.kişi tarafından İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış istihkak istemine ilişkindir.
İstihkak davasına karşı İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince tasarrufun iptali davası açılmasına gerek olmadan muvazaa iddiası ileri sürelebilir. İşyeri devrinin muvazaalı olup olmadığının değerlendirilmesi İcra Mahkemesinin görevleri arasındadır.
Somut olayda dava konusu haczin yapıldığı Malkara 386 Ada 35 parselde kayıtlı fabrika ve teferruatının 1.2.2008 tarihli borcun doğumundan sonra 3.3.3009 tarihinde davacı 3.kişiye satılmasının muvazaalı olduğu iddia edilerek istihkak iddiasının İİK 44,280/3-4 ve BK 179.maddeler gereğince reddi savunulduğundan bu savunma üzerinde durulması, taraf delillerinin toplanması, anılan maddelerdeki şartların varlığı halinde davacı 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de;kural olarak teferruatın taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür.İİK 83/c maddesinde belirtildiği gibi ipotek akit tablosunda sayılan teferruatlar bu madde gereğince haczedilemez.Ancak ipotek akit tablosunda sayılan teferruatların sözü edilen maddenin 2.fıkrasının yaptığı atıf gereği Medeni Kanun hükümleri kapsamında teferruat sayılması gerekir.Bir menkulün teferruat olup olmadığı da TMK’nun 621.maddesi gereğince belirlenmelidir.Dava konusu mahcuzların 3.3.2009 tarihinde tapuya tescil edilen teferruat listesindeki mallar olup olmadığı ve MK 621 madde gereğince teferruat sayılıp sayılamıyacağı yönünden mahallinde keşif yapılarak düzenlenecek bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
2011/314
2011/7050
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 5.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.