YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3249
KARAR NO : 2011/10095
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı olan araca davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın çarparak hasar verdiğini, olayda davalı sürücü …’nun %100 kusurlu olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasar için müvekkilinin sigortalısına 139.095 TL ödediğini, müvekkili tarafından davalı aracın trafik sigortasından 12.500 TL, ihtiyari mali mesuliyet sigortasından 50.000 TL tahsil edildiğini iddia ederek bakiye 76.595 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı A …Uluslararası Taşımacılık Tic.Ltd.Şti. vekili, olayın zincirleme kaza şeklinde olduğunu, kazaya karışan her aracın kusurlu olduğunu, diğer araçların kusurlarının da belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 74.380 TL tazminatın 12/01/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nın 1301. maddesi hükmünden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Olaya ilişkin tanzim edilen kaza tespit tutanağının incelenmesinde olayın zincirleme kaza sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, kaza tespit tutanağında anlatılan zincirleme kaza olayını açıklayıcı, kazaya karışan diğer araçların zincirleme kazanın oluşumundaki etkilerini ve kusurlarını belirleyici nitelikte değildir. Bu nedenle Karayolları Fen Heyeti ya da İTÜ Karayolları Kürsüsünden seçilecek bilirkişi heyetinden gerekçeli, ayrıntılı ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 31/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi