Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3343 E. 2011/9363 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3343
KARAR NO : 2011/9363
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ : Küçükçekmece Asliye 1. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine borcundan dolayı icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek, davalı borçlu …’in üzerine kayıtlı taşınmazını mal kaçırma amaçlı davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, taşınmazın 80.000,00.-TL karşılığı satın alındığını, taşınmaz üzerinde bulunan 76.550,00.-TL ipoteğin müvekkili tarafından kaldırıldığını, muvazaanın sözkonusu olmadığını, borçlu diğer davalı ile her hangi bir ilişkilerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, taşınmaz üzerindeki ipoteğin davalı … tarafından kaldırıldığını, satışın muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taşınmazın satış tarihinde tapuda gösterilen değerinin rayiç değer arasında önemli bir fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece satış senedinde gösterilen bedel ile bilirkişi tarafından belirlenen gerçek bedel arasında fahiş bir farkın bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava İİK’nın 277. ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı Yasanın 278/2 maddesi gereğince akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama hükmünde olup iptale tabidir. Ancak, lehine tasarruf yapılan üçüncü kişilerin resmi akit tablosunda
belirtilen satış bedeli dışında daha fazla ödemede bulunulduğunun banka kayıtları gibi yasal ve geçerli belgelerle kanıtlanması mümkündür.
Somut olayda davalı 3. kişi …, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılması için Albaraka Türk Bankası’na 76.550.00.-TL ödeme yaptığını savunarak buna ilişkin kaydın Albaraka Türk Bankasından getirtilmesi istenilmesine karşın mahkemece bu belgelerin araştırılması ve incelenmesi yoluna gidilmemiştir. O halde mahkemece davalı …’un delilleri arasında bildirdiği ipoteğin kaldırılmasına ve borçlu hesabına yatan miktara ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili bankalardan sorulup ne gibi işleme tabi tutuldukları belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
2-Kabule göre de, tasarrufun iptali davasında, hangi takip dosyası için tasarruf iptal edilecekse gösterilmemesi ve tasarrufa konu işlemin “alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere” iptal edildiğinin hüküm yerine yazılmaması, ayrıca harcın alacak miktarı ile tasarrufa konu şeyin tasarruf tarihindeki gerçek bedelinden hangisi az ise o bedel üzerinden hesap edilmesi gerekirken, taşınmazın satış senedinde gösterilen miktar üzerinden harç tahsiline karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Davalılar Aliye ve Murat vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.