YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3393
KARAR NO : 2011/12968
KARAR TARİHİ : 26.12.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu …’nin üzerine kayıtlı taşınmazını mal kaçırma amaçlı davalı …’a, …’ın da …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, alacaklının alacağı için ipotek tesis edildiği belirtilerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, aciz halinin gerçekleşmediğini, tasarrufun borcun doğumundan önce olduğunu, satışın gerçek değerinden yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece borçlu … ile davalı … arasında iş ilişkisi bulunduğunu ve borçlunun durumunu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı …’un ise muvazaalı işlemlerle davacıyı zarara sokma kastı ile hareket ettiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı borçlu … ile davalı … arasında ticaret sicil kayıtları değerlendirildiğinde ticari ilişki bulunduğunun belirlenmesine, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle üçüncü kişi konumundaki davalı …’ın borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamasına, davalı 4. kişi …’in, borçlu olan …’nin alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olduğunun ispat edilememesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2)Tasarrufun iptali davasında dava konusu olan malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması ve malı elinde bulunduran kimsenin kötüniyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde üçüncü kişi hakkında malın elinden çıktığı tarihteki değerine hükmedilir. Bir başka anlatımla İİK’nın 283. maddesinde sözü edilen tazminat, borçludan 3. şahsa geçirilen, ancak 3. şahsın da elinden çıkarmış olduğu mallar yerine 3. şahsın davacının alacağından fazla olmamak üzere nakten ödemesi gereken tazminattır. Bu tazminata faiz uygulanamayacağı gibi, borçlu hakkındaki takip, kesinleşmiş icra takip dosyası üzerinden yürüyeceğinden, borçlunun ayrıca tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir.
3-Ayrıca İİK 277 ve devamı uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkin olan davada, lehine tasarrufta bulunulan…’ın da taşınmazı elden çıkarmış olduğundan aynı yasanın 283/2. maddesi hükmü nazara alınarak davalının elden çıkardığı değer nispetinde nakden tazmine mahkum edilmesi gerektiği gözardı edilerek, icra takibindeki alacak miktarı ile sorumlu tutulması ve tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Ne var ki (2 ve 3) numaralı bentlerdeki bu hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) numaralı bendindeki “bu alacağa 134.723,56 TL sine talep ile bağlı kalınarak 23.11.2005 tarihinden itibaren TC … Bankasının kısa vadeli krediler için öngörülen reeskont faizinin tahakkuk ettirilmesine” ibaresinin çıkarılmasına, (2 ve 3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1) numaralı bendindeki “dosyasında takibe konu yapılan 136.311,68 TL nin bu iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacıya verilmesine” ibaresinin çıkarılarak “dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak, davalı …’ın 420.000,00.-TL tazminatla sorumlu tutulmasına” tümcesinin eklenmesine, hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.