YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3554
KARAR NO : 2011/10988
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekilince istenmiş, davalı alacaklı vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 22.11.2011 Salı günü davacı 3.kişi vekili Avukat …, davalı alacaklı vekili Avukat … ve davalı borçlu vekili Avukat … geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün 2008/7789 sayılı takip dosyasından 09.11.2009 tarihinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini, borçlu ve 3.kişi şirketlerin adresleri ve ortaklarının farklı olduğunu, sadece 3.kişi şirket müdürü …’in borçlu şirketin %20 oranında hissedarı olduğunu, haczedilen mallar arasında bulunan kumaşların müşterilere ait olup yıkanmak üzere davacı şirkete gönderildiğini belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı şirketin borcun doğumundan sonra takipten kısa bir süre önce kurulduğunu, kurucu ortaklardan …’in borçlu şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, amaç ve konularının aynı olduğunu, borçlu çalışanlarının davacı şirkette çalışmaya devam ettiğini, borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacı ile içinin boşaltılarak tüm ticari faaliyetini çalışanları ile birlikte davacı 3.kişi şirket üzerine kaydırarak devam ettiğini, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğunu ve BK’nun 179.maddesine göre işyerini devir alan davacının devir aldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili haciz adresi ve haczedilen malların borçlu ile bir ilgisi olmadığını, borçlunun fabrika kiralayarak iş yaptığını, alacaklı ile ticaret yaptığı dönemde bir başka şirkete ait fabrikayı kiralamış olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı şirketin borcun doğumundan sonra ancak takipten ve hacizden önce faaliyete başladığı, borçlunun bu adreste faaliyeti olduğuna dair delil bulunmadığı, ödeme emrinin borçluya bir başka adreste tebliğ edildiği, organik bağ olması ve çalışanlarının aynı olmasına rağmen bilirkişinin sunduğu 08.10.2010 tarihli raporda hacizli malların borçluya ait olduğuna dair dosyada tesbit olmadığı, aksine davacı şirketin uhdesinde bulunduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ve lehe tazminat takdir edilmediğinden davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1.Dava konusu haciz, 09.11.2009 tarihinde alacaklı tarafından gösterilen adreste yapılmıştır.
Davacı 3.kişi şirket, borcun doğumundan sonra, borçlu şirket ortağı … tarafından kurulmuştur. Anılan şahsın her iki şirketteki hissesi %50′ nin altında ise de hem borçlu hem de davacı şirkette temsilci ve müdürü sıfatına sahip olup her iki şirketin amaç ve konuları aynıdır. Borçlu çalışanlarının tamamı davacı şirkette çalışmaya devam etmiştir. Davacı hacizli malların bir kısmı için fatura sunamamış, sunduğu faturaların ise hacizli mallara uygunluğu tesbit edilememiştir.
Tüm bu maddi olgular birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket ile borçlu arasında örtülü işyeri devrinin söz konusu olduğu, bu devrin İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilemediği gibi BK’nun 179.maddesine göre de devir alan davacı devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacağından davalı alacaklı yönünden sonuç doğurmayacağından kumaşlar dışındaki mallarla ilgili davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2.Davacı 3.kişi hacizli mallar içerisindeki kumaşların müşterilerine ait olup yıkanmak üzere gönderildiğini belirtmiştir. Buna göre hacizli kumaşlar dava dışı şahıslara ait olduğundan davacının bu şahıslar adına istihkak davası açma hakkı yoktur.
Bu halde haczedilen kumaşlarla ilgili davanın aktif dava ehliyeti olmadığından reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA 825,00 TL. vekalet ücretinin davacı 3.kişiden alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1,25.TL. kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 22.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.