Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3765 E. 2011/10901 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3765
KARAR NO : 2011/10901
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı olan araca davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın çarparak hasarlanmasına ve sonucunda pert total olmasına neden olduğunu, hasar bedeli olarak 35.000 TL’nin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, aracın sovtaj değerinin 18.065 TL olduğunu, davalı aracın trafik sigortasından 5.750 TL tahsil edildiğini, olayda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek, bakiye zararları olan 11.185 TL’nin ödenme tarihi 14.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, kazanın kavşaktaki sinyalizasyon hatası nedeniyle meydana geldiğini, işleteni olduğu aracı kullanan …’nın kusurlu olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı …, dava dilekçesine cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 6.951,25 TL tazminatın 14.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı değişen oranda reeskont faizi ile birlikte (davalı … yönünden ödeme tarihi olan 14.09.2006 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle) alınıp, davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK’nun 50.maddesi, yada birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK’nun 51.maddesi uyarınca ve aynı yasanın 142.maddesi hükmüne dayanarak davacı zararın tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. O halde, müteselsilen sorumluların zarar görene karşı sorumlulukları eşittir. Bu itibarla mahkemece, tespit edilen zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına hükmedilirken, davacının faiz talebi yönünden ayırıma gidilerek davacı araç malikinin reeskont faizden, davalı sürücünün ise yasal faizden sorumluluğuna hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2.maddesi delaletiyle (1086 sayılı HUMK’nun 438/7.) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün ilk fıkrasındaki “ davalı … yönünden ödeme tarihi olan 14.09.2006 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle ” tümcesinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.