Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/3943 E. 2011/10113 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3943
KARAR NO : 2011/10113
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine borcundan dolayı icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Veysi’nin üzerine kayıtlı taşınmazını mal kaçırma amaçlı davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve … vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taşınmazın satış tarihinde tapuda gösterilen değerinin, rayiç değerinin çok altında olduğu, borçlu davalı …’nin satmış olduğu taşınmazda halen oturmaya devam ettiği ve davalı …’nın eşinin yeğeni olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY’nın 278/III-2.maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, ayrıca davalılar arasındaki akrabalığın İİK’nın 278/III-1.maddesinde belirtilen derece bulunmasına,bu Derecedeki akrabalar arasında
yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığından iptale tabi olduğunun öngörülmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … ve Veysi vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davanın kabulüne karar verildiği halde HUMK.’nun 389. maddesi uyarınca, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahsedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddütü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve icra (infaz) edilebilir nitelikte olması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde icra dosya numarası belirtilmeden hüküm kurulması ve tasarrufun sadece alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
3-Ayrıca tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın tasarruf tarihindeki değeri alacak miktarından daha azdır. Bu durumda karar ve ilam harcının taşınmazın satış tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde harç hesabı doğru görülmemiştir.
Ne var ki (2) ve (3) numaralı bentlerde belirtilen hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … ve Veysi vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 numaralı bendindeki “İİKnun 279 vd maddeleri uyarınca iptaline, davacının taşınmaz icra yolu ile satışının yapılarak alacağının tahsili olanağının sağlanmasına” ibaresinin çıkartılarak yerine “tasarrufun” ibaresinden sonra gelmek üzere ”iptali ile davacıya İİK’nın 283/I fıkrası gereğince İstanbul 4.İcra Müdürlüğü’nün 2006/611 sayılı icra takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde cebri icra yetkisi tanınmasına,” ibaresinin yazılmasına ve hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “2.376,00” ve “1.836,00” rakamlarının çıkarılarak yerine

“5.940.00” ve “5.400,00” rakamlarının yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’a geri verilmesine 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.