YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3962
KARAR NO : 2011/9128
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Mersin 8.İcra Müdürlüğünün 2007/4286 sayılı takip dosyasında, 4.12.2007 tarihinde haczedilen menkullerin gerçekte borçluya ait olduğunu, davalılar arasında muvazaalı ilişki bulunduğunu, her iki şirketin üvanlarının, adreslerinin kurucularının aynı olduğunun ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı 3.kişi vekili, müvekkili şirketin borcun doğumundan çok önce kurulup haciz mahallinde faaliyete geçtiğini, müvekkilinin haczin yapıldığı Türk Silahlı Kuvvetlerini güçlendirme vakfının sahibi olduğu tesisin işletmeciliğini yapıp tesisin saygınlığı ve devamlılığını sağlamak için önceki kiracı konumunda bulunan şirketin ön isminin şirket ismi olarak seçildiğini, işyeri devirinin sözkonusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı 3.kişinin haciz yapılan işyerini borçlunun terk etmesinden sonra dava dışı Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfından kiralayarak 24.4.2007 tarihinde faaliyete başladığı, 3.kişi tarafından sunulan faturaların dava konusu mahcuzlara ait olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nun 99.maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 4.12.2007 tarihinde, davacı 3.kişi yetkilisi …’un huzurunda yapılmıştır. Haczin yapıldığı, Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’nın maliki olduğu adresin daha önce borçlu şirket tarafından 1.4.2006 tarihinde kiralanarak işletildiği, daha sonra işyerinin 12.4.2007 tarihli protokelle davacı 3.kişiye devredildiği ve davacının borcun doğumundan sonra haciz adresinde faaliyete başladığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Borçlu şirket ve şahıslar ile 3.kişi şirket arasında organik bağ olduğu, ortak ve yetkililerinin kısmen aynı kişilerden oluştuğu ticaret sicili kayıtları ile sabittir. Kaldı ki, 3.kişi şirket ile dava dışı TSK Güçlendirme Vakfı arasında borcun doğum tarihinden sonra akdedilen kira sözleşmesine takip borçlusundan Kemal Emekli müşterek borçlu sıfatıyla imza atmış olup, bu kişi hem borçlu şirket, hem de 3.kişi şirket yetkilisi ve ortağıdır.
Tüm bu olgular hep birlikte değerlendirildiğinde borçlu ile 3.kişi arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK.nun 44.ve BK.nun 179.maddelerinin uygulanması gerektiği açıkca ortadır. Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmediğine göre ve işletmeyi devralan davalı 3.kişi de BK.nun 179.maddesi uyarınca işletmenin borçlarından sorumlu bulunduğundan alacaklının istihkak iddiasının reddi davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyizi itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.