YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4018
KARAR NO : 2011/4299
KARAR TARİHİ : 05.05.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın çalındığını, olayın davalı sigortacıya ihbar edilmesine rağmen, hasarın teminat dışında kaldığından bahisle araç bedelinin ödenmediğini belirterek 38.500 TL sigorta bedelinin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigorta primini riziko gerçekleştikten sonra ödediğini bu nedenle sorumluluklarının başlamadığını ve zarardan sorumlu olmadıklarını kabule göre de sigorta bedelinin değil gerçek zararın talep edilebileceğini, ticari faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
7.4.2008 gün 2006/607-2008/216 sayılı davanın kısmen kabulüne dair önceki hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 5.2.2009 gün 2008/4507-2009/431 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Sigorta hukukunda kural olarak sigorta sözleşmesinin meydana gelmiş olması, sigortacının
sorumluluğunun başlamış olmasını gerektirmez. Sigortacının sorumluluğunun başlayabilmesi için TTK.nun 1282 ve 1295 maddeleri hükmünce kazadan önce primin tamamının veya ilk taksitin ödenmiş olması zorunludur.
Somut olayda 6.3.2006/6.3.2007 vadeli kasko sigorta poliçesi 6.3.2006 günü saat 9.24’te düzenlendiği sigorta priminin 1.096,94 TL olduğu ve poliçede peşin ödeme indirimin uygulandığı anlaşılmıştır. Davacı aracı 7.3.2006 gün saat 1.30’da park edildiği yerden çalınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sigorta priminin zamanında yatırılıp yatırılmadığı davalı sigortacının sorumluluğunun başlayıp başlamadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar acente tarafından kesilen prim tahsilat makbuzunun tarihi 18.4.2006 ise de; acente tarafından düzenlenip davacıya verilen ve aynı zamanda davalı … şirketine hitaben yazılan acente kaşesi ve imzası bulunan imzası inkar edilmeyen belgede ilgili poliçeye istinaden 6.3.2006 tarihinde primin ödendiği bellidir. Aksi usule uygun şekilde davalı tarafça ispat edilememiştir. Dosya kapsamına göre primin tamamının rizikodan önce ödendiği, primin acente ya da sigorta şirketinin kayıtlarına intikal ettirilip ettirilmemesinin acente ile davalı … arasındaki iç ilişki olduğu bu hususun davacıyı bağlamayacağı açık olduğundan rizikodan önce gerçekleştirilen prim tahsilatı nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğunun başladığının kabulü gerekmektedir. İç ilişki nedeniyle poliçeyi tanzim eden acentenin daha sonra davalı … şirketine yazdığı belgeye ve talimatla alınan ifadesinde priminin rikizo gerçekleştikten sonra 7.3.2006 tarihinde ödendiğine dair beyanına değer verilemez.
Bu durumda mahkemece, davalı … şirketinin hasardan sorumlu olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a geri verilmesine 5.5.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.