Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/4055 E. 2011/9696 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4055
KARAR NO : 2011/9696
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında, alacağın 06.06.2002 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, satış işleminin ise daha sonra 22.11.2002 tarihinde yani alacağın doğumundan sonra gerçekleştiği, İİK’nun 278. maddesinde akrabalar arasındaki satışlar, bedeller arasında fark bulunması nedeniyle bağışlama hükmünde sayılan tasarrufların iptale tabi olduğu, 280. maddesinde ise alacaklıdan mal kaçırmak kastıyla yapılan tasarrufların dava konusu edilebileceği, borçlu hakkında yapılan icra takibinde icra müdürlüğünce aciz belgesi de düzenlendiğinden mahkemece İİK’nun 278, 279 ve 280. maddelerinde belirtilen iptal koşullarının oluşup oluşmadığı üzerinde durularak davanın sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerçekçe ile istemin reddinin doğru olmadığı hususuna değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davacı tarafından davalı …’in kötüniyet sahibi olduğunun kanıtlanamadığı gerçekçesiyle bu davalı aleyhindeki davanın reddine, davalı … yönünden ise borçlu Mahmut’un taşınmazı borcuna karşılık olarak devrettiği, bu durumda İİK’nın 279/2. maddesi gereğince iptale tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerindeki bilgi ve belgelere, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, yasaya uygun gerektirici nedenlere, davalı borçlu Mahmut ve davalı 3. kişi Birol’un birbirlerini tanıdıkları ve aralarında borç alacak ilişkisi bulunduğuna ilişkin tanık beyanları nazara alındığında davalı …’un, borçlu Muhmat’un alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğinin bilebilecek kişilerden olması nedeniyle tasarrufun iptali gerekeceğine (İİK. 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin temyizine gelince;İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış olan tasarrufun iptali istemine ilişkin olan davada, davanın esastan reddedilmiş olması halinde, takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenecek nispi vekalet ücretine hükmedilmesi, davanın ön şart yokluğundan reddedilmiş olması halinde ise maktu avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, aciz belgesine bağlanmış olan alacak miktarı, tasarruf konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki değerine nazaran daha az olduğu ve davalı … yönünden davanın ön şart yokluğundan reddedilmemiş olması gözönüne alınarak nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bunun gibi, tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcının da takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerlerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekmekte olup aciz belgesine bağlanmış alacak miktarına göre hesaplanması gerekirken yazılı şekilde harç hesabı doğru görülmemiştir.
Ne var ki belirtilen hususlar yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. vekili ve davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2)
numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 nolu bendindeki “1.100 TL” rakamının çıkartılarak yerine ”2.506,50.- TL” rakamının yazılmasına, ve ayrıca hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde yer alan “460,85” rakamının çıkarılarak yerine “1.240,71” rakamının yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekli DÜZELTİLEREK
ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ile …’ya geri verilmesine, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.