YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4124
KARAR NO : 2011/11705
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı olan araca davalıların maliki, sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, hasar bedeli 6.903,20 TL’nin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini, olayda davalı sürücü …’in %100 kusurlu olduğunu iddia ederek 6.603,20 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı…, davalı sürücü …’i tanımadığını, aracını ona vermediğini, sürücünün çaldığı araca sahte plaka bastırmak suretiyle kaza yaptığının tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava konusu kazaya müvekkil şirkete sigortalı aracın karışmadığını, davalı sürücü …’in sahte plaka kullandığı araç ile kaza yaptığını, bununla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücü …’in kullandığı aracın çalıntı olup sahte plaka ile kaza yaptığı, aracın davalı …’a ait araç olmadığı gerekçesiyle davalılar … ve … yönünden davanın reddine, davalı … yönünden davanın kısmen kabulü ile 6.240 TL tazminatın 06.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı …, sigortalısına ödediği hasar bedelinin kusurları nispetinde rücuan tahsili için, kaza tespit tutanağında sigortalı araca çarptığı belirtilen … plakalı aracın maliki …, sürücüsü … ve trafik sigortacısı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine karşı dava açmış, yargılama esnasında davalı sürücünün kullandığı
aracın çalıntı olup üzerindeki plakanın sahte olduğu, aracın malikinin … olmadığı, dolayısıyla aracın trafik sigortacısının da … olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, bu kabul doğrultusunda davalılar … ve … yönünden açılan dava husumet yokluğundan reddedilmiştir. Davacı …, iş bu davayı açarken kaza tespit tutanağında belirtilen plakayı esas alarak davalılara husumet yöneltmiş, plakanın sahte olduğu yargılama devam ederken ortaya çıkmıştır. Kaza tespit tutanağı aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğindedir. Davacı tarafından bu resmi belgeye göre dava açılmış olmakla davalı … lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 5.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.