YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4365
KARAR NO : 2011/11669
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ : … Asliye 13. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı … ve … yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … … vekili ve Davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlular …, … ve … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malları bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlular …, … ve …’in üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalılar … ve …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar …, … ve … vekili ile … ve …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalılar … ve … yönünden dava atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise, taşınmazın gerçek değeri ile satış senedinde gösterilen değeri arasında fahiş fark olduğu ve davalıların hemşehri olup birbirlerini tanıdıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı … … vekili ve Davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı …’e yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİK’nın 278/III-2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine, ayrıca davalı borçlu … ile davalı …’ın birbirlerini tanıdıklarının takip dosyası içerisinde yer alan 18.12.2006 tarih 31565 sayılı noterlik belgesinden anlaşılmasına, aralarındaki tanışıklık ilişki nedeniyle üçüncü kişi konumundaki davalı …’ın borçlu davalının alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de tasarrufun iptale tabi olmasına (İİK 280/1) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı …’nın temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olup, hükümde davacı alacaklının borçlu hakkında yaptığı takibe ilişkin dosya numarasının hatalı olarak belirtilmiş olması ise yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
2-Davacının dava konusu yaptığı dava dilekçesinden de anlaşılan … İmar Mahallesi 8571 ada, 66 sayılı parsel üzerinde yer alan binanın 1. kat, 5 numaralı meskeni davalı borçlu … tarafından davalı …’a satıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece 9 numaralı bağımsız bölüm yönünden tasarrufun iptaline karar verildiği halde, Turhan’a satılan birinci kat 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (l) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’nın tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan “2007/6497” ibaresinin çıkarılarak yerine “2007/6498” ibaresinin yazılmasına hükmün bu
hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 5.305,45 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına 5.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.