YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4497
KARAR NO : 2011/10916
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlu Bekir Ersin’in üzerine kayıtlı taşınmazlarını mal kaçırma amaçlı davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taşınmazın gerçek değeri ile satın alınmış olduğunun ispat edilmiş olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı).
Mahkemece yalnızca İİK’nın 278/III-2 maddesi yönünden değerlendirme yapılarak dava konusu taşınmazın gerçek değeri ile satın alındığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
İİK’nın 280/I fıkrasında malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda davalı 3. kişi konumundaki …, davaya karşı beyanlarını içerir cevap dilekçesinde, borçlu …’i uzun zamandır tanıdığını, borçlarını ödeme güçlüğü çektiğini kendisine anlattığını ifade etmiş olması bakımından davalı …’in, borçlunun alacaklıdan mal kaçırma kastını ya da alacaklıyı ızrar kastını bilebilecek durumdadır. Hal böyle olunca davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’a geri verilmesine 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.