Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/4649 E. 2011/10120 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4649
KARAR NO : 2011/10120
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ : Bakırköy Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında, İİK’nın 280/1. maddesinde “malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafından bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir” hükmünü, aynı maddenin 2. fıkrasında “üçüncü şahıs borçlunun karı veya kocası, usul veya füru ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur” hükmünü içerdiği, somut olayda borçlu davalı …’un üçüncü kişi konumunda bulunan diğer davalı …’in halası olduğunun dosya içeriğinden anlaşılmakla davalılar arasında İİK’nun 280/2. maddesinde belirtilen derecede yakınlıkları olduğunun belirlendiği, ayrıca davalı …’in cevap dilekçesinde borçlu davalı …’nün ticari hayatta batmış olduğunu da beyan ettiği, bu durumda Ülkü’nün mali durumu ile alacaklılarına zarar verme kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılması nedeniyle davanın kabulü düşünülmesi ve bu yönde bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalılar arasında İİK’nun 280/2. maddesinde belirtilen derecede yakınlık olduğu, İİK’nun 280/1 ve 2. maddelerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu davalı …’nün davalı …’in halası olmasına, davalı …’in, İİK 280/II. maddesinde belirtilen derecede yakını olan borçlu Ülkü’nün alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olmaları nedeniyle de tasarrufun iptali gerekeceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Tasarrufun iptali davalarında tarifeye göre hesaplanacak karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin takip konusu alacak miktarı ile tasarruf konusu malların tasarruf tarihindeki değerinden hangisi az ise o değer üzerinden belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olayda taşınmazın çıplak hissesinin tasarruf tarihindeki değeri aciz belgesine bağlanan alacak miktarından daha azdır. Bu durumda karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin taşınmazın çıplak hissesinin satış tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerekirken yazılı şekilde harç hesabı doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu husus yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “4.294,60” rakamının hükümden çıkarılarak yerine “2.670.30” rakamının yazılmasına, (4) numaralı bendinde yer alan “7.654,00” rakamının çıkarılarak yerine ”5.645,00” rakamının

yazılmasına hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.