Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/4992 E. 2011/10636 K. 15.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4992
KARAR NO : 2011/10636
KARAR TARİHİ : 15.11.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak-tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı 3.kişi ve davalı-karşı davacı alacaklı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, mahkemenin 2007/866 Esas sayılı dosyasında, Konya 4.İcra Müdürlüğünün 2007/6476-6477-6478 sayılı dosyalarından 06.08.2007 ve 07.08.2007 tarihlerinde davacıya ait işyerindeki malların haczedildiğini belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını, aynı mahkemenin 2007/870-865-876 Esas sayılı dosyalarında ise yukarıda dosya numarası ve tarihleri belirtilen hacizlerin İİK’nun 99.maddesine göre yapılması gerektiği iddiası ile icra müdürünün işlemini şikayet etmiş mahkemece dosyalar arasında irtibat bulunduğundan bahisle birleştirilme kararı verilmiştir.
Davalı alacaklı vekili, istihkak davasına karşılık olarak haciz adresinde borçlu adına belge ve üzerinde borçlu ismi yazılı malların bulunduğunu, yapılan işlemlerin mal kaçırma amacı ile yapıldığını belirterek istihkak davasının reddini ve davacı ve borçlu arasındaki tasarrufun iptali istemi ile İİK’nun 97/17, 277-280 maddeleri gereğince açtığı karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili, haciz adresi ve davacı şirketle bir ilgilerinin bulunmadığını sadece mal satışı yapıldığını, makinelerin bir kısmının leasing sözleşmesi ile kiralandığını belirtmiştir.
Mahkemece, celp edilen ticaret sicil kayıtlarına göre haciz adresinin haciz tarihinden öncesinde ve sonrasında borçlu şirket adresi olmadığı, haciz mahallinde borçlu yetkililerinin hazır bulunmamasına göre haczin İİK’nun 97.maddesine göre yapılmasının hatalı olduğuna ilişkin 2007/870-865-876 esas sayılı dosyalarından yapılan şikayetin kabulü ile haczin İİK’nun 99.maddesine göre yapıldığının tesbitine, 19.07.2007 tarihli satış sözleşmesi ile borçludan 3.kişiye yapılan mal satışı ile İİK’nun 280. maddesine göre ticari emtianın önemli bir kısmının devredildiği ve borçlu şirket yetkilisi Ali Akbal adına kayıtlı taşınmazın da 09.07.2007 tarihinde 3.kişiye satışının yapıldığı anlaşıldığından Konya 4.İcra Müdürlüğünün 2007/6476-6477 ve 6478 sayılı dosyalarından 06.08.2007 tarihinde haczedilen mallardan 19.07.2007 tarihli satış sözleşmesi kapsamındaki mallar yönünden davacı 3.kişinin davasının reddine, alacaklının açtığı tasarrufun iptali davasının kabulüne, 19.07.2007 tarihli sözleşme kapsamında kalmayan mallar yönünden ise, malların 3.kişi elinde haczedilmesi ve İİK’nun 99.maddesine göre alacaklının bu malların borçluya ait olduğunu ispatlayamamış bulunmasına göre istihkak davasının kabulüne, tasarrufun iptali davasının reddine, bir adet Ajan marka saç kesme makinesinin leasing sözleşmesi ile kiralandığından haczedilmezlik şikayetinin kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm davacı-karşı davalı 3.kişi ve davalı-karşı davacı alacaklı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ve İİK’nun 97.maddesinin uygulamasının hatalı olduğuna ilişkin şikayet istemi ile alacaklının İİK’nun 97/17 ve İİK’nun 277-280.maddesine dayalı karşılık dava olarak açtığı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı-karşılık davalı 3.kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2.Davacı 3.kişinin 2007/870-865-876 Esas sayılı dosyaları ile açtığı 06.08.2007 ve 07.08.2007 tarihli hacizlerin İİK’nun 99.maddesine göre yapılması gerektiği iddiası ile icra müdürünün işlemini şikayet istemi dava niteliğinde olmayıp bu tür kararların harç ve yargılama usulleri farklı olduğu gibi temyiz incelemesi 12.Hukuk Dairesi tarafından yapıldığından davacının şikayet talebinin istihkak davası ile birleştirilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Öncelikle bu şikayet isteminin sonuçlandırılması ve buna göre davaya yön verilmesi gerekmekte ise de istihkak davası sonuçlanmış ve ispat külfeti bu yargılama sırasında değerlendirilmiş olduğundan davacının şikayetle ilgili talebi yönünden bir hukuki yararı da kalmamıştır.
3.Dava konusu hacizler borçlunun takip adresinde yapılmış olmamakla birlikte borçlu şirkete ait belgelerin ve borçlunun isminin yazılı oksijen tüplerinin bulunduğu adreste yapılmıştır. Bu halde İİK’nun 97/a maddesi 2.cümlesi gereğince hacizli malların borçlu ve 3.kişinin birlikte ellerinde bulundurduklarının ve mülkiyet karinesinin borçlu dolayısı ile alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. Yasal karine aksinin 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.
Alacaklı ve borçlu arasındaki temel borç ilişkisi, Konya 4.İcra Müdürlüğünün 2007/6478 sayılı takip dosyasından takibe konulan 30.06.2007 tarihli çek itibari ile doğmuştur. Borcun doğumundan sonra 19.07.2007 tarihinde borçlu tarafından haczedilen makinelerin büyük bir kısmının 3.kişiye satıldığına ilişkin satış sözleşmesi düzenlenmiş ve 20.07.2007 tarihinde de bu satış faturalandırılmıştır. 3.kişi 26.06.2006 tarihine kadar borçlu şirket yetkilisinin kardeşine ait şirkette sigortalı işçi olarak çalışmış, 19.07.2007 tarihinde borçlu şirketin hemen yakınında borçlu ile aynı faaliyet alanında ve anılan satış sözleşmesi ile edindiği makinelerle faaliyete başlamıştır. 06.08.2007 tarihli haciz sırasında da haciz mahallinde borçlu şirkete ait bir çok belge ve ismi yazılı oksijen tüpleri bulunmuştur. 3.kişi, borçludan aldığı mallar dışındaki dava konusu mallar yönünden bir belge de sunamamıştır.
Tüm bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, borçlunun borcun doğumundan sonra ticari emtiasının önemli bir kısmını 3.kişiye satışı, alacaklılardan mal kaçırma amacı ile yapılan danışıklı işyeri devri niteliğinde olduğundan bu devrin alacaklı yönünden sonuç doğurmayacağı açıktır. Bir an için işyeri devrinin danışıklı olmadığı düşünülse dahi devrin İİK’nun 44.madde koşullarına uygun yapıldığı iddia ve ispat edilmediği gibi BK’nun 179.maddesi gereğince işyerini devir alan şahıs, devraldığı işletmenin borçlarından sorumlu olacaktır.
Karşılık olarak açılan tasarrufun iptali davası yönünden ise, İİK’nun 280/3 maddesind “Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastı ile hareket ettiği kabul olunur” şeklinde ifadesini bulan ve anılan maddenin son cümlesindeki şekilde aksi ispatlanmayan karine gereği ve yukarıda açıklanan olgular karşısında 3.kişi ve borçlu arasındaki tasarrufun da iptali gerekmektedir.
Bu durumda, 3.kişi tarafından açılan istihkak davasının dava konusu hacizli tüm mallar yönünden reddi, karşılık olarak açılan tasarrufun iptali davasının ise satışa konu mallar yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4.İstihkak davasının davacısı 3.kişi, karşılık olarak açılan tasarrufun iptali davasının davacısı alacaklı olup anılan şahıslar tarafından hacizli Ajan marka saç kesim makinesi ile ilgili haczedilmezlik istemi ile ilgili bir talepleri bulunmadığı halde HMK 26(HMUK 74.)maddesine aykırı olarak talepten fazlaya hükmedilmesi de isabetsizdir.
5.Kabule göre ise,istihkak davasının konusunu 07.08.2007 ve 06.08.2007 tarihinde haczedilen mallar oluşturmaktadır. Yapılan inceleme sonucunda bu haczedilen mallar esas alınarak kısmen kabul halinde haczedilen mallardan hangileri yönünden dava kabul veya red ediliyorsa bunlar tek tek belirtilerek hüküm fıkrası oluşturulması gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde satış sözleşmesi esas alınarak karar verilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-karşılık davalı 3.kişinin tüm 2-3-4 ve 5.bentlerde açıklanan nedenlerle davalı– k.davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı alacaklıya geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 1.221,20 TL.kalan onama harcının temyiz eden davacı-k. davalı 3.kişiden alınmasına 15.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.